Enveri - Siz meleksiniz. Elbette buna bir akıl düşünürsünüz. Göklere inip çıkan mahluklar bu kadarcık bir yere yükselemezler mi?
Agop - Melaik pasaportumuz üzerimizde yoktur. Şimdicek bunda birer insan gibi yaşooruz. Hem kimsenin gözü önünde uçamayız. Buna izin yoktur. Siz hiç melaik uçarken gördünüz ?
Her zaman bunun olacağından korkmuştu, ölümden korktuğundan da çok. Ölmek, kendini yitirmek ve diğerlerine katılmaktır. O ise kendini kurtarmış, diğerlerini yitirmişti.
Beni çirkin bir kadın olarak tasavvur ediniz. Aşkın, gençliğin, hayalinizin göklerinde bana dair icat ettiğiniz o çekici, o renkli şekilleri zihninizden çıkarınız. Sırf şekle dayanan dostluklar çabuk yok olur. Kalıcı dostluklar iç münasebetlere dayanan samimi sevgilerdir ki bunlar da ilk anda meydana gelmez.
Bizde umumi bir hastalık şeklinde olan bu fena hastalığın yaygınlığından meğer siz de kurtulamamışsınız. Sokakta edebiyle giden örtülü bir kadına uşak takımından birtakım aşağılık kimselerin bile ne kadar aşırı bir cesaretle laf ettiklerini bilirsiniz. Bu neden? Memleketimizde kadının her saldırışa hazımla karşı koymaya mecbur, aşağı yaratılışlı sayılmasından... Sırf erkeklere eğlence olmak için yaratılmış zannedilmesinden...