Hayatı çoktan seçmeli sorular gibi algılıyorsun. Oysa sandığın kadar çok değil seçenekler. yalnızca iki şıktan söz edebilirsin. Ve bu ikisi birbirine reddetmiyor. Sen ve tanrı.
diğer şıklar senin varlık alanına kattığın şeyler.Kaybettiğin Hiçbir şeye ağlamanın anlamı yok anlıyor musun. Sevdiğin kadını sokaktaki kadınlardan ayıran anlamı ona sen kattın. olmasa da bir şey değişmeyecek. hayatı kalabalıklaştırdıkça içinde kayboluyorsun. Kendi kalabalıklarının arasında kutsallarını yitirdin.
Bugün yaşamak için güzel bir gün..
Hayatını kalabalıklaştırdıkça ölümü içinden çıkılmaz bir hale dönüştürüyorsun.
Tek bir birey herhangi bir kavramdan daha güçlüdür her zaman, fakar kendisine inanmalı iradesine sahip çıkmalıdır. İnsan olduğunu ve insan kalmak istediğini untmamalıdır, işte o zaman etrafını saran beynini uyuşturan, vatan, görev, kahramanlık gibi sözcükler kan kokan, sıcak canlı insan kanı konan boş laflar olarak kalırlar.
Dışarıya bak! Bir kez olsun, lütfen, rica ediyorum. Belki de benim söylediklerimin hepsi doğru değildir. Kelimeler bazen yanılır. Fakat burada gördüğüm şey hakikat. Bu gördüğüm şey yalan söylemiyor.
İnsan bir vapur olmalı bu şehirde , bir tramvay olmalı , bir otomobil olmalı. En iyisibir bulut olmalı, gelip evinin üstünde durmalı. Madem ki bulut değilim; ben bu şehirde sensiz yaşayamam.
Şehirler de insanlara benzer. Gövdeleri ayakları dudakları gözleri vardır yürekleri vardır, kocaman kocaman elleri vardır. Bu şehrin yüreği sende çarpıyor. İnsan sana kan taşıyan bir damar olmayacaksa bu şehirde yaşamamalı. Çekip gitmeli.
Şehirlerde insanlara benzer. Duyguları açlıkları uykuları vardır, kimleri ve nefretleri vardır, aşkları vardır, büyük. İnsan aşık değilse bu şehirde yaşamamalı çekip gitmeli.
Şehirlerde insanlara benzer , insan bir şehir olmayacaksa senin içinde yaşadığın; artık yaşamamalı buralarda,çekip gitmeli.
Bir gününde dört mevsim var bu şehrin. Her sokağında bir dünya var.