Sarı saçlı çocuk, kayadan indi, lagüne doğru yöneldi. Okul üniformasının ceketini çıkarmıştı. Elinde tuttuğu ceketin ucu yerlerde sürünüyordu. Ter içindeydi; kurşuni gömleği gövdesine, saçları alnına yapışmıştı. Vahşi ormanda açılan yaranın izi sıcakta buğulanıyordu sanki.Sürüngen bitkilerle kırılmış ağaç gövdeleri arasında ağır ağır tırmanırken, bir kuş -kırmızılı sarılı hayalimsi bir kuş- cadılar gibi bir çığlık atıp, gökyüzüne doğru ışıl ışıl süzüldü.