"Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınamak amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu."
~"Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir."
~ "Gözlerinin derinliklerinde kin parıltıları vardı, ama korku da vardı, yüzyıllardır süren boyun eğiş, derin izler bırakmıştı yüreğinde."
~ "Eski dünyasını yitirmişti bir kere, bir yenisine tırmanması gerekiyordu. Çünkü geleceğe ilişkin düşü gerçekti, asla yok edilemezdi. "
Modern insanın aile kurmak istiyorum ama doğru insanı bulma arayışı içinde olmasının özeti gibi geldi kitap.
~ Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!
~ Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalmadıklarından anlayışsız oluyorlardı.
~ İki insan ayrıldıkları zaman birbirlerine de bir şeyler bırakıyorlardı.
~ Dünyada hepimiz salkantılı korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Travmalardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğini tutunur , kimin müdürlüğüne , kime işini sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi en yüksek olduğuna inanır.
~ Ben , toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü , sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum : Gerçek sevgiyi bir kadın birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen , duyan, seven bir kadın!