Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
ARI ve SİNEK Arıları ve sinekleri ağzı açık bir şişeye koymuşlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirmişler. Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru ilerlemiş. Ama şişenin tabanı kapalı olduğundan dışarı çıkmayı başaramamışlar. Bu arada sinekler,şişenin ağzına doğru doluşmuş ve dışarı çıkıp karanlıkta kaybolmuşlar. Karanlık tarafta bulunan şişenin açık ağzına doğru tek bir arı bile gitmemiş! Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam etmişler. İnsanın aklına arıların akılsızca davrandıkları geliyor. Ancak daha derinlemesine düşününce; Karşımıza anıt gibi dikilen bir yaşam tarzı ortaya çıkıyor.. A. Einstein e göre arılar olmazsa, insan yaşamı 4 yıl sonra son bulur.. Arılar nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulabilen, ve o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır... Ve bu olağanüstü canlı nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi? Kuşkusuz Işığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır.. Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyeceklerdir...
Deneme
gülcan isimli okura yanıt verildi
Servet AŞCIOĞLU
Ben alintiladim yazıyı yazan gerçekten çok güzel yazmış
Reklam
İNSAN BİRİKTİRMEK Hz Ömer (ra) bir gün dostları ile otururken; “Allah’ın kabul edeceği tek bir dileğiniz olsa ne isterdiniz?” diye sormuştu. Oradakilerden biri: “Ben şu oda dolusu gümüşüm olsun da onu Allah yakında harcamak isterim.” dedi. Bir başkası: “Bu oda dolusu mücevherim olsa da Allah yolunda harcasam, isterim.” Herkes dilediğini söyledikten sonra oradakiler: “Ya Ömer peki sen ne isterdin?” diye sordular: Hz. Ömer (ra): “Ben de Ebu Ubeyde bin Cerrah, Muaz bin Cebel ve Huzeyfe bin Yeman gibi bir oda dolusu adam isterim ki onları Allah yolunda görevlendireyim.” diyerek herkesi duygulandıran ve düşündüren dileğini dillendirdi… Hz. Ömer’in (ra) bu mesajı aslında en temel ihtiyacımıza işaret ediyor: İnsan biriktirmek… Bir insanın kendine yapabileceği en güzel yatırım, insan biriktirmektir… Hayatımızda biriktirdiğimiz insanlarla cesaret buluruz, kendimizi güvende hissederiz… Yorgunluğumuzu atarız… İnsan biriktirelim ki, derdimiz hafiflesin, davamız yürüsün, yükümüz paylaşılsın… En büyük yatırım… En güzel güvence… En akıllı girişim: İnsan biriktirmek… Bizi zor günde satmayacak, harcamayacak, her koşulda yanımızda duracak, gerektiğinde acı gerçeği yüzümüze karşı söylemekten çekinmeyecek yürekli insanlara ihtiyacımız var… Evet, bize umut, ufuk, yurt olacak kendileri ile huzur bulacağımız, teselli olacağımız insan lazım… Zamanın silemeyeceği, yılların eskitemeyeceği, olayların unutturamayacağı yoldaş, sırdaş, kardaş lazım… Yalnızlığımızı onlarla atacağımız… Başımızı omuzuna yaslayacağımız… Birlikte ağlayabileceğimiz, ıslanabileceğimiz,
İnsan ve Duygular
Burcu Kırmızıgül (Yazar) isimli okura yanıt verildi
Servet AŞCIOĞLU
Sizede hayırlı bayramlar .Yorumunuz için teşekkürler
KİM… Sayılı günler hızla akıp gidiyor... Bir Ramazan'ın daha sonuna geldik... Hasenat hanemize bir şeyler taşıma telaşı içerisinde koşuştururken günler nasıl geçti, insan farkında olamıyor. Bu Ramazan'ı benim için farklı kılan katıldığım bir iftar programı var, paylaşmadan geçemeyeceğim... Süleymaniye Camisinin bahçesinde, çimler üzerinde, oldukça sade bir yer sofrasında, turistlerle birlikte yaptığımız unutulmaz iftar... Mütevazi, bir o kadar da muhteşem bir tablo... ‘KİM Vakfı’nın misafiriyiz... Peki,‘KİM’ kimdir? Süleymaniye’den dünyaya açılan bir gönül penceresi... Kültürler Arası İletişim Merkezi Vakfı... Bir gönüllü genç davet hareketi... Süleymaniye Camisine gelen gayrimüslim turistlere hem camiyi tanıtıyor, hem de İslamı anlatıyorlar... Kadro, üniversiteli gençlerden oluşuyor. Filoloji okuyan İslami bilince sahip gençlerimiz… Bildikleri dilden yabancılarla iletişim kuruyor, davetlerini gerçekleştiriyorlar... İftara katıldığımız gün, o gün kelime-i şehadet getirip hidayete eren 17 kardeşle birlikteyiz... İslam'da ilk günleri... Biz yer sofrasında açlığımızı gidermeye çalışırken onlar gök sofrasından nasiplenmek ve ruhlarının açlığını gidermek için beklemedeler... Pırıl pırıl yüzler, ışıl ışıl gözlerin bu muhteşem güzelliğini hangi kelimelerle ifade edebilirim ki? Bir iftardan çok fazlası… Vakıf başkanı Mustafa Karaca kardeşim bugünkü sayı ile Ramazan sürecince hidayet bulanların sayısı 70’e ulaştı diyor… Ve ekliyor sayı önemli değil, istatistik tutmuyoruz… Bir kişinin hidayetine vesile olmak, dünyalara bedel bir kazanım… Bunun bilincinde… Ekibi ile kendini bu ulvi gayeye adamış bir yürek… En büyük sermayeleri hasbilik… Özveri ve içtenlik… İslamafobiye karşı anlamlı bir duruşları var… Samimi ve sıcak yaklaşımları ile önyargıları aşabiliyor, yüreklere
Din
İncitanesi isimli okura yanıt verildi
Servet AŞCIOĞLU
Amin inşallah
İlim kendisiyle birlikte tevazuyu ve alçakgönüllülüğü getiren bir araç olmalı. Şeyh Veliyullah ed-Dehebi ilim sahibi olan birinin örneğini verirken ‘Bir ağaç meyve verdiği zaman dalları aşağı iner’ demişti. Burada kastedilen şu; çok ilme sahip olmak meyve vermeye benziyor. Dallar da dolayısıyla aşağı eğiliyor. Daha fazla ilme sahip oldukça, siz de daha çok tevazu sahibi olmalısınız. İlim size tevazu kazandırmalı. Bu ilmin reddi ise sizi doğal olarak kibre yönlendirecektir. Kendinizi Allah’ın karşısında alçaltıyorsunuz, Allah ise sizi derece olarak yükseltiyor. Ama eğer kendi mevkiinizi artırmaya ve kibirli olmaya çalışırsanız Allah sizi alçaltıyor. Bu, ilim ve kibir arasındaki güçlü ve derin bir hakikat.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
SİKLOPENTANOPERHİDROFENANTREN isimli okura yanıt verildi
Servet AŞCIOĞLU
İnşallah diyelim ama şimdilik sadece bu var