Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
Acelemiz olduğunu söylüyoruz. Acele ediyoruz. İşlerin, insanların ardından koşmaya, yetişmeye çabalıyoruz. Ama içimiz gene de, tatminsiz, çünkü biliyoruz ki, yetişemediğimiz, yarım bıraktığımız, yarım bırakmak zorunda kaldığımız işlerimiz, tamamlayabildiklerimizden daima daha az görünüyor. Bir de, içinde yaşadığımız çağın "hızlı" diye nitelenmesi, bizi, baş döndürücü bir hız girdabının içine sürüklemeye yetiyor. İşimizin daima biraz daha aceleyle ve biraz daha hızla ifa edilebilmesi için, birileri elinden geleni ardına koymuyor. Böylece, nerdeyse hiç bir şeye demlenme fırsatı tanınmıyor dense yeridir.
İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Deneme
Reklam
Sabır ve Eylem Nietzsche'nin "tarih üzerine" söylediği sözü bir kez daha tekrarlayabiliriz: "Önünde yayılan sürüyü gözle bir: Ne dünü bilir ne bugünü, bir o yana sıçrar bir bu yana, yer, uyur, geviş getirir, yeniden sıçrar, sabahtan akşama, bugünden öbür güne, kısacık yaşamının haz ve acılarıyla bağımlı, an'ın tepeciklerinde yaşar durur, bu yüzden de ne bir üzüntü, ne de bir bıkkınlık duyar." Hayvan, sürekli bir unutuş içinde bulunduğundan onun tarihi yoktur. Hayvan zihninde ileriye yönelik bir tasarı bulunmadığından onda gelecek de mevcut değildir. İnsansa tarihle gelecek arasında duran an içinde yaşar, ama bu an insanın eylemiyle oluşmuş, onun bilinçli tasarısının ürünü olan bir andır.
İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Düşünce
Kardeşlik
Ebu İdris el-Havlânî'nin şu rivayetine kulak vermeliyiz. Anlatıyor: "Bir gün Dımeşk mescidine gitmiştim, bu sırada güler yüzlü bir genç vardı; halk onun başına toplanıyor, bir şeyde ihtilafa düştüklerinde meselenin halli için ondan soruyor ve fikrini kabul ediyorlardı. Bu zatın kim olduğunu sordum: – Muaz b. Cebel'dir, diye cevap verdiler. Ertesi gün kuşluk vakti mescide koşmuştum. O zatı, benden evvel gelmiş ve namaz kılar buldum. Namazı bitirinceye kadar bekledim, sonra önüne gelerek selam verdim ve: – Vallahi ben seni seviyorum, dedim. Bunun üzerine: – Allah için mi seviyorsun? Dedi. – Evet, Allah için seviyorum, dedim. – Allah için seviyorsun, değil mi? Dedi. – Evet, Allah için seviyorum, dedim. Bunun üzerine beni elbisemin kenarından tutarak kendisine çekti ve şöyle dedi: – Seni tebşir ederim. Ben Resulü Ekrem'in şöyle buyurduğunu işittim: ‘Allahu Teala buyurdu ki, sırf benim için sevişen, benim için meclis kuran, benim uğrumda birbirini ziyaret eden, benim uğrumda bezlü infak edenler, benim sevgime hak kazanmışlardır.'"[11]
İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
Hz. Ömer (r.a), halifeliği sırasında Şam’a gitmişti. Kendisini karşılayanlar arasında valiyi göremeyince etrafına toplanan şehrin ileri gelenlerinden, “Kardeşim Ebû Ubeyde nerede?” diye sorduğunda, “Şimdi gelir.” dediler. Az sonra da Ebû Ubeyde geldi. Hz. Ömer (r.a), valisinin yaşantısını görmek istiyordu. “Haydi, kardeşim sizin eve gidelim” dedi. Birlikte eve geldiler. İçeriye giren müminlerin emîri, evin içinde kılıcı, zırhı ve birkaç parça da ev eşyasından başka bir şey göremedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a), “Senin bunlardan başka bir şeyin yok mu?” diye sorunca, Ebû Ubeyde (r.a) “Bunlar benim ihtiyacım için kâfidir.” diye cevap verdi. Hz. Ömer (r.a), “Misafirine bir şey ikram etmeyecek misin?” diye sorunca, Ebû Ubeyde kalkıp eski bir küp getirdi. İçinde kurumuş ekmek parçaları çıkarınca, gözleri yaşla dolan Hz. Ömer (r.a), “Ey Ebû Ubeyde! Vallâhi Sen hariç dünya hepimizi değiştirdi.” diyerek ağlamaya başladı.
Din
Asr-ı Saadet'te müslümanlar kendilerini dinin öngörülerine doğru değiştirme çabasında bulunurlarken; sonraki dönemlerde, dini içinde yaşadıkları dünyanın şartlarına göre algılama çabasının içine girmiş oldular. Bu, dini, kendi aslî mahiyeti ile anlayabilme işini bazıları için gittikçe zorlaştırıcı bir faktör olmuştur. Günümüzdeyse, dine, herkesin kendi felsefî telakkisi, dünya görüşü, hayat tarzı açısından yaklaşması daha da çoğalmış; böylece din, kendi kendisi olarak değil, fakat daha çok herkesin kendi önüne koyduğu bu adeselerden geçerek algılanılmaya başlanmıştır.
İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Deneme
Reklam