Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
Elbette gelenek önemlidir.Geleneği olmayanın geleceği de olamaz.
Sayfa 33 - Otto Yayınları·Kitabı okudu
Söz
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Elbette Kitap ve Sünnette dünyaya yönelik eleştiriler yok değil.Ancak kötülenen, dünya değildir.Ahireti yok sayan dünyevileşmedir.Dünyevileşmeyi (Sekülerizm) elestireyim derken dünyayı aşağılamaya kalkıyoruz.
Sayfa 30 - Otto Yayınları·Kitabı okudu
Din
Görsel idrakin egemenliği, bir taraftan aklın idrakini zayıflatırken diğer taraftan kalbin idrakini adeta ölümle karşı karşıya bırakmıştır.Bu yeni durum insanı bir anlam ve boşluk krizine sürüklemiş, insanı anlamsızlık zindanına mahkum etmiştir.
Sayfa 11 - Otto Yayınları·Kitabı okudu
Din
Yazı biraz uzun ama istifade edenler olur umudu ile...
Düğün Endüstrisi Geçen gün tarihe olan merakım, beni tarihi bir bilgiye ulaşmama vesile oldu… İlk meclis tasarruf tedbirleri çerçevesinde şöyle bir kanun çıkarıyor: ‘’Düğünlerde men’i israfat kanunu’’ Tarih: 25 Kasım 1920… Toplumun maddi birikiminin gereksiz yere sarf edilmesini engellemek için… Düğünlerde yapılan israflardan kaynaklanan sosyal problemleri çözüme ulaştırmak niyeti ile böyle bir yasal düzenlemeye gidilmiş… Ne zaman? Bundan 100 yıl önce… Peki, o günden bugüne değişen bir şey var mıdır? Hayır!.. Şu sıralar düğün sezonundayız… Düğün sınavımızda nasıl savrulduğumuzu hangi cümlelerle ifade etsem bilemiyorum… ‘’Allah’ın emri, peygamberin kavli’’ ile başlayan süreçler evrile evrile ‘’canının istediği gibi yaşa’’ mottosuna dönüştü… Bir düğün fetişizmi ile yüz yüzeyiz adeta… Düğünlerin kuralı, kriteri, ölçüsü, ayarı, miyarı bozuldu sanki… Kocaman bir düğün endüstrisi oluştu… Gelinlik, damatlık, nişanlık, kuaför, kozmetik, çelenk, çiçek, çikolata, müzik, kamera, çekim, davetiye, zinet eşyası, ev döşemesi, mefruşat, gelin arabası, balayı… al başına belayı… Düğün mekânı… Salon mu? Köşk mü? Kasr mı? Koru mu? Yalı mı? Saray mı? Kır mı? Feribot mu? Hangisi olacak? Mutabakat sağlanabilecek mi? Hasırda yatan peygamberin, kasırda düğün yapan ümmeti… Buyurun, peygambere salavat…
Geçmiş silinmekle kalmıyor, silindiği de unutuluyor, sonunda yalan gerçek olup çıkıyordu.
Can Yayinevi·Kitabı okudu
Roman