Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
Eskiden, eğitimin başlangıcında insanlara susmaları öğütlenirmiş.Lüzumsuz konuşmamak kelime israf etmemek. Öyle ki, anlayamadığı sözleri bile hemen sormaması, beklemesi, ilkin anlayamadığı şeylerin üzerinde kendi kendine düşünmesi salık verilirmiş.Soru en arkadan gelirmiş. Bu eğitim tarzının insanları ne ölçüde gevezelikten koruyacağını söylemeye gerek yok. Bu günse, özellikle Amerikan tarzı eğitim, çocukları hiç durmadan soru sormaya, neticede de birer geveze olmaya alıştırıyor.
Sayfa 136 - Akabe·Kitabı okudu
Eğitim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nasihatin kelam israfı ile istismar edilmesi insanları nasihattan soğutmuş. Söz ne kadar vurucu, çarpıcı da olsa, bizim gibi kös kös dinlemiş olanların bir kulağından girip öbüründen çıkıyor. Üzerimizde hiçbir kalıcı etki, hiçbir belirli iz bırakmıyor. Silinip gidiyor..
Sayfa 136 - Akabe·Kitabı okudu
Din
Çoğumuz zaman zaman "benim nasihata karnım tok" demiyor muyuz? Demek ki, nasihatin kafamızın dışında bir yere hitap ettiğini sanmaya başlamışız. Bir insanın yapmadığı, yapamadığı şeyi söylemesi nasihat değildir, ahkam kesmedir. Oysa gerçek nasihatin belki kelama bile ihtiyacı yok. Gerçek müminin hali, tavrı, bize örnek teşkil edebiliyorsa, bundan daha güzel bir nasihat düşünülebilir mi? Öyle olduğu için de hep, bilenler susmuş, bilmeyenler konuşmuş, ahkam kesmiştir.
Sayfa 135 - Akabe·Kitabı okudu
Din
Müslüman, vakitlerini İslam'ın emirleri ve yasakları çerçevesinde değerlendirebilirse, Allah'la olan rabıtasını sürekli olarak aklında tutarsa, küfrün menfurluklarından uzak kalacağı gibi, Allah'ın rızasını, da istihsal etmiş olur.
Sayfa 133 - Akabe·Kitabı okudu
Din
Yaşamanın sevincini yalnız felaketlerden, facialardan sonra tatmaz insan, insan, yaşamanın, insan olarak yaşamanın, insan olarak var kılınmış olmanın sevincini öyle köklü bir yerden hissetmeli ki, o; facialar ve felaketler içinde bile, ölüm anında bile, evrene gülümseyen gözlerle bakmayı terketmesih. Ölüm anında bile, hayatını heba edilmiş bir hayat saymasın. Yaşadığı her an kendisi için yeni sevinçlerin kaynağı olsun. Ayrılıktan duyduğu hüzünle, kavuşmayla eriştiği neşve, her ikisi de, ona sevincin ayrı ayrı tecellileri olarak - görünsün. Kısaca insan, bütün bu oluş sürecini kesintisiz olarak gözlemlesin.
Sayfa 129 - Akabe·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular