İbn Haldûn 'değişim' kavramı etrafında şekillenen bir siyaset felsefesi geliştirmiştir. Ona göre sosyopolitik sistemleri anlamaya yönelik her çaba özünde, dönemlerin değişmesiyle birlikte toplumların tabiatının da değiştiği fikrini barındırmalıdır. İlginç olan, değişimin insanların tabiatlarına, şehirlerin sosyal yapılarına ve devletlerin siyasî dinamiklerine de sirayet ediyor olmasıdır. Bugün 'insan tabiatı' terkibinin, tanımı gereği, bir 'değişmezlik' ifade ettiği yaygınca savunulmasına rağmen, İbn Haldûn'un sosyal ve siyasî yapılara paralel olarak insan tabiatının da değişime maruz kaldığı görüşünün altı çizilmelidir.
İmamı Azam'ın oğluna yaptığı bir nasihat
var. Oğlunu münakaşa etmekten menetmek
istemiş. Fakat oğul, münakaşayı sen de yapıyorsun,
bense senin yaptığını yapıyorum, diye cevap
verince, İmamı Azam: "Evet, biz" de münakaşa
yapıyoruz, fakat bu münakaşada öyle dikkat
ediyoruz ki, muhatabımız kaybedecek diye,
başımızın üstünde bir kuş varmış gibi duruyoruz.
Sense, muhatabm kaybetsin diye çabalıyorsun."