Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
Hepimizin zayıf anları olur ve ağlama yeteneğimizin olması bizim için şanstır, gözyaşları bizi çoğu kez huzura kavuşturur, ağlayamadığımız bazı durumlarda ölecek gibi oluruz.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Oysa ifrat ve tefrite kaçmadan da, insan pekala insanca yaşayabilir. Hatta belki asıl o zaman insanca yaşayabilir. İslam, insanın bu dünya hayatını ona zehir etmiyor. İslam'da, hıristiyan keşişlerinin hayatına benzer bir hayat öngörülmemiş, Epikür'ün teklif ettiği türden bir hayat da sözkonusu değil. Herkesin bildiği bir Hadisi Şerifi bir kez de biz tekrarlamış olalım: "Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın." Müslûmanın hayatını yönlendiren, onu ifrattan ve tefritten koruyan böyle bir düsturdur. Aslında İslam, bütün hükümlerinde hep, daima vasatı öngörmektedir. Ne var ki, temel değer yargılarını Batı kültürünün oluşturduğu bir tür kafa yapısı. Batı kültüründe hıristiyanlığa izafe edilen değerin İslam için de geçerli olduğunu sanmaktadır.
Sayfa 128 - Akabe·Kitabı okudu
Din
Nice alim vardır ki, onları ilim bozmuştur." (3) "İlmi bu kadar teşvik eden, alimlerin mürekkebiyle şehitlerin kanını bir tutan, alimleri peygamberlerin varisleri hükmünde gören bir din nasıl oluyor da, ilmin aynı zamanda bozucu bir amil olabileceğini, yoldan çıkarabileceğini söylüyor? İslam 'da zıdlar arasındaki ahenkler kurmadaki diyalektiğe yabancı olanların, bir bakışta kavrayamayacakları bir vakıadır bu. İslam, bir yandan ilmi över, onu teşvik ederken; bir yandan da ilmin getirebileceği tehlikeleri işaret eder. Mücerret halde ilmin kendisinde bir kötülük yok, fakat onu elde eden veya etmeye çalışan insanlardaki bir "meleke" bu bozulmaya yol açabilir. Eğer ilim, "hazmıyla" birlikte gelmezse, o ilim o insanı bozar, yolunu şaşırtır.
Sayfa 111 - Akabe·Kitabı okudu
Din
Sanıyorum Nietzsche'ye ait şu söz: "Hafızam belli birşeyi yaptığımı söylüyor, vicdanımsa yapmadığımı; hafızam vicdanıma yenilmeyi kabul ediyor."
Sayfa 97 - Akabe·Kitabı okudu
Düşünce
Elimizde olan veya olmayan kendi yanlışlarımızı düzeltmekten niçin kaçınalım ve kendimizi düzeltmekten niçin gocunalım? Hele bu tavrı kendimize güvensizlik anlamına niçin çekelim? Kendini düzeltmeye kararlı kimse, başkalarına güvensizlik yerine güven duygusu vermeli değil midir? Ben, asıl kendi hatalarından kaçan, kendi hatalarını görmezlikten gelen tavırdan korkarım. Çünkü insan bu tavırla hatasını sürdürmeye niyetli olduğunu da örtülü biçimde belirtmiş olmuyor mu? Neticede, sözümona asılsız bir itibarı korumak adına, asıl itibarını sarsmıyor mu?
Sayfa 93 - Akabe·Kitabı okudu
Düşünce