Mehmet ŞirinBaba

Mehmet ŞirinBaba
@SIRINBABA01
İstanbul Üniversitesi - Felsefe
12 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Kitabı ve incelemeyi okuyan arkadaşlar eleştirirseniz çok sevinirim.
Puan vermedi·210 syf.··
2023 191. kitabı
Başlamadan bana kitabı hediye eden ve bu platformla tanışmama vesile olan çok kıymetli hocam Nehir Nehir hanımefendiye çok teşekkür ederim. Her zaman bana sorular sorduran,kafamda şimşekler çaktıran ve beni sarsan kitapları daha çok sevmişimdir. İşte kesin inançlılar kitabı da sözünü ettiğim şekilde beni etkilemiştir. Kitap okuma önerisi yapmayı doğru bulmayanlardanım ve kendimde bunun haddinide görmüyorum. Fakat okunması gerekli olduğunu söylemekten geri durmayacağım. Kabaca kitabın ana konusuna gelecek olursak ve bize ne anlatıyor, hangi cevapları veriyor diye sorduğumuzda yazarımızın kitabın önsözünde belirttiği gibi "Bu kitap temel olarak,kitle hareketlerinin aktif,uyanışçı aşamasıyla ilgilenmektedir". Böylece bizlere nedir bu aktif uyanış' sorusunu sorduruyor. Kitap içerik olarak dört bölümden oluşuyor,alt başlıklarıyla birlikte tek tek incelenmesi üzerine uzun uzun düşünülmesi,eleştirilmesi,tartışılması gerektiğini düşünüyorum.(bu değerlendirmeyi burada yapmayacağım)Başta belirttiğim gibi sorular sorduran kitaplardan bir tanesi olduğundan dolayı ben başka bir yerden bakmak istiyorum. Dar anlamda psikolojik-sosyal-politik bağlamda kitle hareketinin aktif uyanışçı aşaması olduğunu söylemeliyim. Peki nedir bu hareketleri aktif uyanışçı ve cazip duruma getiren sebepler? Milliyetçilik,din,devrimci hareketlerin kesin inançlılığı dogmatik mi? Kesin inançlılık sınıf savaşı mı yoksa psikolojik olarak yine yazarın dediği gibi "hüsrana uğramışların" savaşı mı? Sözü edilen aktif uyanışın nasıl harekete geçirildiğini ise kısmen işlemiş.( Elbette günün koşulları ve işlendiği araçlar farklılıklar gösterir) Gel gelelim konuya emperyalist,kapitalist pencereden bakacak olursak sorunlara daha fazla ışık tutabileceğimiz kanısındayım. Nedir peki kitleyi harekete geçiren
Duygu ve Düşünce
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,720 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Özgürlük var mı?Özgürlük nedir,kimler özgür ya da değil?
İnsan özünde hiçbir zaman özgür olamamıştır hissettiği ve yaşadığı özgürlük yanılsamadır. En küçük seçimlerinde dahi kendi dışında olan gelişmelerin,reklamların,ve günü kurtarmanın etkisi altındadır bu özgürlük değil köleliktir. Özgürlüğe ulaşması özgür seçimler yapabilmesi için insanın kendine ve doğaya yabancılaşmasından kaçınması gerekmektedir. Kendine yabancılaştıkça özgürlükten kaçış kaçınılmazdır. İnsan/havyan doğasını olduğu gibi kabul etmeden doğanın özünü içselleştirmeden yaşayarak dünyanın dışında dünyadan ayrı bir yaşam sürer. Özgürlüğü giyim,yeme,içme,istediğini söyleyebilme eylemleri olarak görmek özgürlüğe ket vurmak ve sınırlamaktır . Özgürlüğü istemek kendinde özgür olmakla başlar kendi fikri ile değilde kendine özgürlük diye satılanlarla özgür olacağını düşünenler ayaklarındaki prangalara methiyeler diziyorlardır. Özgürlük vazgeçebilmektir ağırlıklarından kurtulabilmektir. Vazgeçemiyor,eleştiremiyor,itiraz etmen gereken koşullara uyum sağlıyor ve işine geldiği gibi davranarak olmadığın kişi oluyorsan özgür değilsindir. Prangalarını ne kadar saklamaya çabalasanda sesi duyulacaktır.Özgürlük verilen değil alınan bir ayrıcalıktır, verilmiş özgürlük ayrıcalık değil aksine bağımlılıktır. Hayır diyebilmektir özgürlük!!
Felsefe-Düşünce
Tasavvur Olarak Dünya
$1 "Dünya benim tasavvurumdur."Bu, yaşayan ve idrak eden her varlık için geçerli bir hakikattir. Lakin yalnızca insan, üzerine düşünerek bu hakikati soyut bilince taşıyabilir. Ve eğer bunu yaparsa o kişide felsefi basiret başlamış demektir. Artık ona, güneşle değil sadece güneşi gören gözle, toprakla değil sadece toprağı hisseden elle tanışıklığının olduğu; kendisini çevreleyen dünyanın yalnızca bir tasavvur olduğu; yani dünyanın sadece başka bir şeye -tasavvur edene- bağımlı olarak var olduğu açık ve şüphesiz hale gelir.
Sayfa 69 - DOĞUBATI
Felsefe
Ben BİN yaşındayım gözlerim ON BİN!
Ahh ahh bin yaşındayım evet evet doğru duydunuz bin yaşındayım ne o inanmadınız mı? Tarih kitabı değil bu tarihimi yargılamayın,yaşıma takılmayın, benim tarihim bu! Burada zamanın, mekanın önemi yok yalanlarla dolu,belki gerçeklerle örülü,belki komik ya da hüzünlü. İşte öyle birşey. Demirciyim demir döven,filozofum gevezelik yapan,şarap içen ihtiyar delikanlıyım,sokaklarda yaşayan meczup,çok zengin iş adamı,yeni doğmuş bebek,doktor,bakkal,müzisyen,ekmeksiz evlerin güverciniyim, hepsi ya da hiç biriyim ne önemi var neden önemli en nihayetinde evriminin bir halkasıyım düşünen,konuşan,koşulsuz inanan hayvanım işte. Kavga eden,şikayet eden,mutluluğu arayan,acıdan kaçan,ağız dolusu küfreden,sevişen,yiyen,içen,iş*yen,sıç*n,dedikodu yapan,iftira atan, olması gerekenlere haddinden fazla övgüler düzen. De ki yıl 3850,4890 ne değişti ilerledik mi,geriledik mi,hangi yılların özlemini anıyoruz,nerede o müzikler,eski bayramlar,falanlar filanlar...çıkar için birbirimize savaş açmaya devam ediyoruz nerden mi biliyorum? Bin yaşındayım gözlerim de on bin yaşında dedik ya. Beş yaşlarımı hatırlıyorum inanmıyorsan sen bilirsin (bu yaşta yalan mı söylesin bu bunak)evet hatırlıyorum işsizlik,savaş,enflasyon,kadın cinayetleri... yüksek sesle konuş duyamıyorum haaa tekrar et aaa evet teknoloji ilerledi mi diyorsun ha ha teknolojinin ilerlemesi insanoğlunun ilerlemesi anlamına mı geliyor? Sağır olan benim kör olan sensin kapını kapat ve yat!! Doğa mı ne alemde onu bana sormayın anlatacak yüreğim yok ahmaklıklarımız yüzünden çok önce hunharca öldü. Evet sonunda güneşi söndürmeyi başardık. Nereden mi biliyorum ? Bin yaşındayım ulan ben gözlerimde on bin yaşında!!İstediğiniz yerde misiniz?Soruyorum size ne aradınız, ne buldunuz,hala neyi arıyorsunuz? Savaşı mı,barışı mı arıyorsunuz ha? Neyi
Aptal Kafam
Neden inkar ederiz?
Begenilmek arzusu da her arzu gibi güç istencidir. Güç istencini inkar etmek iyimserlikten öte ikiyüzlülüktür.
Düşünce