Amerika, 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’ya atom bombası attı. Kadın, çocuk, yaşlı, savaşla hiç alakası olmayan, hiçbir şeye iştirak etmemiş insanlar, hatta hayvanlar ve ağaçlar katledildi, toz haline getirildi. Bunu yapan Hristiyan’dır. Yüz binleri katleden Hitler de Hristiyan’dır. Fakat kimse buna Hristiyan terörü demiyor.
Stalin komünisttir. Yüz binleri katletti. Kellelerden kuleler yaptı. Fakat buna komünist terörü denmiyor.
İsrail yıllardır Filistinli kardeşlerimizi katlediyor. Buna Yahudi terörü denmiyor.
Arakan’ da Myanmar devletinin göz yumduğu teröristler Müslümanları katlediyor. Buna Budist terörü denmiyor.
Fakat her yerde mağdur, perişan Müslümanlar olduğu halde, “İslâmî terör” diye iftiralar atılıyor. İslam korkulacak bir şey olarak gösterilmeye çalışılıyor.
Hâlbuki İslâm, harbe dahî muazzam bir hukuk getirmiştir. Rasûlullah ﷺ Efendimiz, harpte bile merhamet tevzî etmiştir. Bir misal verelim:
Bedir Harbi’ inde müşrikler, harpten bir gün evvel gelip Allah Rasûlü’nün kuyusundan su almak istediler. Peygamberimiz müsaade etti.
Bedir’den dönüşte Medine’ye 150 kilometre mesafe vardır. 70 tane esir alınmıştı. Binek yetersizdi. Ashâb-ı kirâm; zaman zaman develerinden indi, esirleri bindirdi, kendileri yürüdü. “Onlar da bizim insanlıktaki eşimizdir.” dediler. Efendimiz ashâbına talimat verdi; “esirlere yediğinizden yedirecek, içtiğinizden içireceksiniz…” buyurdu. Bu fazilet ve merhamet karşısında kâhir ekseriyeti müslüman oldu.