İnsanın geçmişi baba evinin her köşesine dağılıp saçılıyor. Kalorifer peteklerinin arasına, kanepe altlarına, koltuk aralarına, mutfak çekmecelerine sıkışmış, varlığını unuttuğum ve bana ait olduğunu görünce hatırladığım yüzlerce hatıra var o evde. Annemi ve babamı her ziyarete geldiğimde bunları topluyordum, giderken valiz valiz geçmiş götürüyordum. Bana ait olan her şeyi tıkıştırıyordum valize.
Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak...