Balzacın sanatının, uzun betimlemeler ve ağır, boylu cümleler olduğunu balzac okuyanlar bilir. Pierrette ise onca fransız şehri Provins, Fransız hükumeti, Fransız devleti, Fransa aristokrat toplumu tasvirinden sonra kitabın yarısında giriş sağlar.
Pierrette, kurtlar sofrasında siyasal, parasal, toplumsal ve sevgiyle bağdaşmayan, özetle insani duyguların duyarlılığından çok uzak olan faktörlerden ötürü hiç bir fayda sağlamadığı için, hayatı hiçe sayılan bir kız çocuğun acıklı hikayesidir. Maalesef ki ne fransanın kraliyet savcısı, ne Parisli baş hekim, ne sevgilisinin büyük aşkı ve ne Adalet, hiç bir şey onu kurtaramdı, anısını bile… ne kadar da tanıdık ve tekrarlanan bir senaryo.
Zekası kıt olanların zihinlerinin harekete geçmesi için despotluğa gereksinimi vardır, yüce gönüllüler ise yüreklerinin çalışması için eşitliğe susamışlardır.