Sonuç olarak, Yüce Allah'ın ilmi her şeyi kuşatmıştır. O'nun geçmişi ve geleceği bilmesi, insanın özgürlüğünü kısıtlaması manasına gelmez. Zaten biz davranışlarımızı O'nun bizim hakkımızdaki bilgisini okuyarak düzenle-miyoruz. Levh-i Mahfuz'daki bilgiye muttali olmamız imkânsızdır. Burası gayb alanıdır. Eğer bilmek, her konuda belirlemek manasına gelseydi, insanlar programlanmış birer robottan farksız olur, insanlığa kitap indirmenin ve peygamber göndermenin de bir manası olmazdı. Bazı âlim-lerimizin de dediği gibi, Allah şimdiyi şimdi, geleceği de gelecek olarak bilir. Bu bağlamda gelecek, ihtimaller ve imkânlar alanıdır. İnsan, bu imkânlar alanındaki seçimlerine göre kazanacak ve kaybedecektir