O gece sabaha kadar,durmadan,koşarcasına yürüdüler.Tanyeri ışırken soluk soluğa Akçaçamın kayalıklarını tuttular.Yol boyunca hiç konuşmamışlardı.Bir tek sözcük bile.Akçaçamın kayalıklarına çıktıklarında,bir taşın üstüne oturup,doğan güne karşı bir duman içinde kalmış Çukurova’nın düzüne baktılar.Duman usul usul açılarak,köyler,yollar,tepeler,parlayan kıvrım kıvrım ırmak,çaylar göründü.
Haksızlık bu yaralanmış bakışlar
dünyaya sığmıyor artık çığlıklar
haksızlık bu tarifsiz acılar
yokluğu avuçlayan çocuklar
yok olup gitmiş bu umutların altında
ezilen bu insanlar
Ama umutlar var ya
kimin gücü yeter onları yıkmaya
hangi çaresiz acı
gem vurur aşka