Ben sevdiğimin acı çektiğini görürsem, onunla birlikte acı çekerim ve onu teselli edebilmek, yüzünü güldürmek için elimden gelen her şeyi yapmadan içim rahat etmez.
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CqfN4AtNNP-
Bir süredir yazılıp çiziliyor. Konuyla ilgili konuşuluyor. Bana da her gün soruyorlar... Doğru mu değil mi? Değil desem de inanmıyorlar. Belki de haklılar. Sürpriz... İlk romanım Kimlink artık sizlerle!
Daha önce burada yüzlerce kitabın incelemesini yazarken bu kadar zorlanmamıştım ama ilk kitabım için duyduğum heyecanı da sizlerle paylaşmadan edemedim.
Kimlink bir üstopya romanı. Yıllardır burada "distopikokur" ismini kullanmama bakmayın. Gerçek hayatta o kadar da "distopik" biri değilim aslında. O yüzden hayatta hem ütopya hem de distopyaların belli oranda yerinin olduğunu düşünüyorum. Ama beni ekranların ardından görebildiğiniz kadarıyla tanıyorsunuz elbette. Bu yüzden bu kitabı okurlarımla -yani sizlerle- bir tanışma fırsatı olarak görüyorum.
Her gün sosyal medya kullanıyoruz. Her günümüz teknolojiyle iç içe geçiyor. Size bunları yazarken bile teknolojiyi kullanarak ulaşabiliyorum. Teknoloji ve linkler hepimiz için yeni gerçeklikler ve yeni kimlikler inşa ediyor. O yüzden artık ben "kimlink"imden bağımsız değilim, olamam da. Hepinizin de kendisine has kimlinkleri var burada. Ne de olsa:
"Yabani bitkileri ve hayvanları avlayarak dünya serüvenine başlayan insanoğlu, artık link avlayıp toplayan bir ekranoğluna dönüşmüştür." [s. 154]
Eh, çok uzatmayayım. Her zaman uzatıyorum zaten, az konuşmayı bir türlü öğrenemedim. Bu sefer yazması benden, okuyup yorumlaması da sizden olsun. :)
Kitabı şimdilik D&R, Idefix ve Bkmkitap'ın websitesinden temin edebilirsiniz. Zamanla diğer sitelere de
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CpQMRltNmGL
Bilinen bir adamdan bilinmeyen bütün kadınlara...
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. O yüzden kitap önerisi alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz.
Geçen yıl içinde başlattığım 1000kitap Nostalji Kuşağı'na devam ediyorum ve yıllar önce okuduğum kitapları şu an bulunduğum yaşın düşünceleriyle yorumlamak için tekrar okuyorum. Bazı kitaplar farklı yaşlarda tekrar okunmak için yazılır bence. Hele ki o kitabı Stefan Zweig gibi bir yazar yazmışsa...
Zweig'ı ülkemiz novella tarzındaki kitaplarıyla tanısa da aslında biyografileri daha önemli bir yazardır kendisi. Fakat maalesef ülkemizde biyografi okuma kültürü yok denecek kadar az. O yüzden Zweig'ı biyografileriyle değil de bu kısacık kitaplarıyla tanımış olmamıza da pek şaşırmıyorum.
Stefan Zweig, kendi adıma çok özel bir yere sahip. Bundan 5 yıl önce okuma alışkanlığı kazanmamı sağlayan ve muhteşem psikolojik çözümlemeleriyle kitaplarını tek tek okutturan bir yazardı kendisi. Çünkü zamanında ben de herkes gibi İş Bankası'nın şeker niyetine sattığı ince kitapların akımına kapılmıştım. Ama yıllar geçtikten sonra şimdi daha sakin bir gözle onu ve yazarlığını değerlendirebiliyorum.
Zweig'ın etkisi kendisinin yazdıklarından çok, beni Dostoyevski, Musil, Proust, Oğuz Atay ve Tezer Özlü gibi yazarların yoluna sevk etmesiyle birlikte oldu. Benim için bir tabelaydı Zweig. Ben de onun bana gösterdiği kelime feneriyle birlikte edebiyat denen bu yolda yürümeye başladım. Emekleyen bir okurun yürümesini ve ardından koşabilmesini sağladı kendisi.
Bu yoldaki tabelalardan bir tanesi de yıllar sonra tekrar okuduğum Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı oldu. Bir çocuğun