Benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti.Bu kelimeyi bugün sadece siyasi manasında kullanıyoruz. Ne yazık! Onu politikaya mahsus bir şey addedenler korkarım ki, hiçbir zaman manasını anlamayacaklardır.
"İyi uyumadığmızda vücudumuz bunu bir acil durum olarak yorumluyor."diyor Roxanne."Kendimizi uykudan yoksun bırakınca ölmüyoruz.Az uyumak mümkün olmasa çocuk yetiştiremezdik ,değil mi?Kasırgalardan sağ çıkamazdık.Bunu yapabiliyoruz-ama bir bedeli var.Vücüdumuz sempatik sinir sisteminin altına giriyor-şöyle der gibi:'Eyvah,uykudan yoksun kaldığına göre acil bir durum olmalı,kendini buna hazırlaman için gerekli fizyolojik değişimleri gerçekleştireyim hemen.Kan basıncını artırıyorum.Canın daha çok hazır yemek isteyecek ,çabuk enerji için daha çok şeker almak isteyeceksin.Kalp atışının hızını artırıyorum.'....Tüm bu değişimler 'Ben hazırım'mesajı veriyor yani."Vücudumuz neden uyanık kaldığını bilmiyor."Beynimiz boş boş oturup schitt's creek izlemek için uykudan mahrum kaldığımızı bilmiyorki .Neden uyumadığımızı bilmiyor beyin -ama sonuç fizyolojik bir alarma geçiş oluyor."
Bu bedensel acil durum halinde beynimiz kısa süreli odaklanmayı düşürmekle kalmıyor.Uzun süreli odaklanma biçimlerine ayırdığı kaynağıda azaltıyor.