İnsan ömrü zavallı, çok zavallı bir şeydi. "Darülmihen..." diye mırıldandı. Bu, Behçet Bey'in her şeye rağmen sımsıkı bağlı olduğu, bir sarmaşığın dallarına, çengellerine benzeyen bin türlü alaka ile, her zerresine kenetlendiği hayalin kendi lugatindeki karşılığı idi. Daha doğrusu, ömrünün tecrübelerini hatırladığı zamanlar, kendisini teselli için bulduğu kelimeydi.