Zaaf.

Zaaf.
@Saltteacher
Solup gitmiş lavanta | instagram.com/saltteacher
Dkab | Öğretmen
Bursa
59 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Zaaf.

, bir kitap okudu
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 134,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Popülaritesi son zamanda daha bir artan elden ele gezen bir Stefan Zweig eseri: Satranç, 2 hece, 7 harf. Milyonlarca farklı kombinasyon. Öncelikle daha önce hiç Stefan Zweig okumadıysanız şunu söyleyeyim, yazar psikanalizde bir harika ve dolayısıyla bol bol betimleme + karakterle uzun tanışma fasıllarına hazır olun derim. Ben Zweig’ın 5-6 kitabını okudum ve okuduktan sonra git gide yazara olan ilgim arttı, sonrasında öğrendim ki Alman şair Kleist’in kendisi ile birlikte eşini de vurarak intiharından da etkilenerek Satrancı yazdıktan sonra zehir içmiş ve karısına “Yanıma gelmek arzusundaysan eğer bunu istediğin zaman yapabilirsin” demiş, eşi Lotte de Zweig ile birlikte zehri içmiş ve intihar etmişler. Garip olan şu ki, Zweig Hitler’e olan öfkesinden dolayı intihar etmiş, bundan 3 yıl sonra Nazilerin Rusya’ya yenilmesinin ardından Hitler de eşiyle birlikte intihar etmiş.. Kitapta belirgin şekilde üst sınıf - alt sınıf ayrımını hissettim. Hayatını satranç ile idame ettirip bu sayede her geçen gün ünü artan dipten gelmiş bir adamla, bir zamanlar memur olup sonrasında hapishaneye düşen ve orada bir memurun cebinden bir kitap çalarak o kitap sayesinde satrancı öğrenen bir adamın müsabakası. Çaldığında kitabın bir satranç kitabı olması ilk başta küfürler savurma sebebi de olsa, sonra o kadar kendini geliştiriyor ki, kendi zihninde kendisiyle satranç oynamaya başlıyor. Zweig okumaya kendisiyle başladığım Satranç, onun başyapıtlarından biri kitaplarında bir sıralama yapacak olursam 2. sırada yer alır. Çünkü ilki ‘Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’. -ona da geleceğiz - Genel olarak kısa yazmış Zweig, her şey tadında kalmış, bir günde okuyup bitirebileceğiniz ancak çok zaman geçtikten sonra dahi hatırlayabileceğiniz tarzda yazmış, ki benim gibi unutkan bir insan bile
SatrançStefan Zweig · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 2017279,3bin okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Bu kitabı bir derste hocamın vesilesiyle almış ve kitaplığa koymuştum. Her ders kitabının öğrencide yarattığı antipati gibi bunu da okuma isteği uzuunca bir müddet gelmedi ancak şu günlerde sanatsal birtakım şeyler ile de ilgilenmemden mütevellit okuma kararı aldım ve elime almamla bırakamamam bir oldu. Bu ne güzel bir kitapmış böyle, sıkmadan, boğmadan, ağır bir dil kullanmadan da tarih anlatılabiliyormuş. Talha Uğurluel bunu gerçekten müthiş biçimde başarmış. Görsellerle desteklemiş, öyle sade ve güzel aktarmış ki, “beğenileceğim” kaygısı yok “üstten üstten konuşma” gibi bir tavrı yok. Doğru bildiğimiz yanlışlarıyla, mimarıyla sanatıyla gerçekten kesinlikle okunması gereken bir kitap Özellikle Edirne Selimiye’yi ben böyle bilmezdim, is odası ile ilgili bölüm beni apayrı mest etti. Tarihi ve ecdadı böyle karalayan cahil bir güruhun içinden binlerce Talha Uğurluel çıkmasını diliyorum bunu okuyunca gerçekten Taşlar Yerine Oturdu
Taşlar Yerine OturduTalha Uğurluel · Sivil Toplum Hareketi · 2016189 okunma
8/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Valla kitabın adıyla başlamak gerektiğini düşünüyorum, o nasıl cool bir isim öyle, insanın içinde mahallenin serserisi ağzıyla konuşan birini uyandırmıyor değil Tahmin edebileceğiniz gibi bir polisiye roman. Polisi karanlık bir dünyada gezdireceğiz, amirimin yanında yerinizi alın! Yılbaşı gecesinde işlenen bir cinayetle Tarlabaşı’nın arka sokaklarına doğru gidiyoruz. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, Engin Akça.. birçok şüpheli, herkes iç gıcıklayıcı tavırlarla ifade veriyor, kafanız iyice karışıyor tabi. Mahalleye girdiniz girmeye ama, ne kadar pislik ne kadar karanlık iş varsa hepsi burada. Bunun yanısıra masum çocukları görünce bi’ hüzün çöküyor, o elden hiçbir şey gelmeyişine. Kara Nizam’dı, Barbut İhsan’dı derken karakterleri birer birer tanıdınız, az-çok tahmin bile ediyorsunuz faili.. De yok galiba, milim ilerleyemedik. Ama bitmedi ki, siz bi’ de amirimin komşusunu tanıyın Olay güzel, hikaye hoş, bitişi gülümsetir bile. Tabii üslubu ile alakalı eleştiriler yapılabilir mi? Tartışılır. Eğer eleştirel bir bakış açısıyla okursanız, karakterlerle baya kavganız olur zaten, diyalogları bazı yerlerde -özellikle de mahalle ağzı ve argoya biraz da polisin olay mahallindeki tavrına aşinaysanız- abes bulursunuz. Hatta ideolojisini yansıtmak isterken yaptığı ani girişlerden dolayı belki yazarı bile tekme-tokat döversiniz. Bu tarz kitaplarda okura verilmeye çalışılan ‘ideoloji’den pek hoşnut biri değilim ben de, sağ ya da sol, iyi ya da kötü, hiçbir fikir oluşturulmamalı. O zaman amacından sapıyor sanki, bunu yabancı yazarlarda daha nadir görürken Türk yazarlarda çok karşılaşıyoruz. Nadirdir “bu adam neci?” sorusunun cevabını kitabını okuduktan sonra alamadığım yazar. Ama ben bunun cevabını istemiyorum ki, bunu istediğimde siyasi kitaplar okurum. Neyse neyse, siz yine de
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (Midi Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma