Kimi zaman hepimiz imrenme ve kıskançlığın pençesine düşeriz.Bu nahoş duygular, başkalarının iyi talihine tanık olduğumuz zaman ortaya çıkarlar, bunlara sevinmek yerine içerleriz, onların sahip olduklarını isteriz.
"...Ancak gerçek şu ki asla kusursuz olamayız. Yine, yeniden işleri berbat edeceğiz. Bu, insan olmanın bir parçasıdır.
Peki, işleri berbat edince zihniniz genelde ne yapar? Eğer sizin zihniniz de benim zihnim gibiyse, büyükçe bir sopa çıkarıp sizi pataklamaya başlayacaktır; size yeterince iyi olmadığınızı, bir işi beceremediğinizi veya sizde bir terslik olduğunu söyleyecektir veya daha sıkı çalışıp daha iyisini yapmanızı ve kendinizi geliştirmeniz gerektiğini söyleyecektir. "
Öncelikle yüksek standartlarla birlikte varolan ya hep ya hiç düşüncesi ile mücadele etmemiz gerekiyor. Bir şeyin ya mükemmel ya da bir fiyasko olduğuna inanırsınız.Bir şeyi "iyi" olacak kadar yapmayı düşünemezsiniz.
Kendinizi herkesin rahatça anlaşabildiği nazik ve yardımsever bir insan olarak görüyorsunuz. Uzlaşmacı ve insanları memnun etmeye istekli bir tutum içindesiniz. Çatışmalı durumları önlemeye meyillisiniz ve doğal olarak da insanlarla iyi anlaşıyorsunuz. Kendinizi de uyumlu duruma getirmek için çaba harcıyorsunuz.