Hiç kaybolmuş hissettiğin oldu mu?
Hayatının ortasında öylece durduğun,müziğin sesini kısıp etrafına boş boş bakındığın ve "Ben şimdi nereye gideceğim?" Diye düşündüğün oldu mu?
"Burası neresi, neden burdayım ve buradan nereye gideceğim?" Gibi sorularla boğuştun mu hiç? Halbuki evindesin,odandasın, sokağındasın. İnsan evinin içinde, odasının içinde, yatağının içinde kaybolur mu hiç? İnsan yıllardır yaşadığı sokağın içinde kaybolur mu?
İnsan doğduğundan beri yaşadığı bedenin içinde kaybolur mu? Ben kayboldum. Çok defa kayboldum, çok defa yolu buldum. Bazı yolları hala bulamadım, evrenin bazı yerlerinde hala kayıp haldeyim, hala bulunamadım. Evrenin bazı zamanlarından Bir nokta gibi kaybolup gittim. Kimse tarafından bulunmadım çünkü kimse tarafından aranmadım.
12 haziran 1920
Yine cumartesi, meran
Bu mektuplaşmaya son vermeliyiz milena. Bize kafayı yedirtiyor. Yazdıklarımızı,verdiğimiz yanıtları dahi anımsıyoruz, bizi saran bir tedirginlik havası hakim. Çekçeni cok iyi anlıyorum. Gülmelerini bile hissedebiliyorum gülüşlerinle sözlerin arasında kayboluyorum aslında. Sonunda yine sözlerine esir oluyorum.