Bu Avusturyalı beyzade kendi içerisinde yaşadığı düşünceleri çok güzel ifade etmiş, zaten yazarın yaşam öyküsünü göz önünde bulundurarak bakmak lazım kanaatimce eserlere. Kendi iç çatışmasını ve insanin kitabı okurken kendini sorgulamasini sağlayan bir hikaye... güzel güzel
Kitabı hoş filmi nahoş. Tabi ki her kitaptan aktarılan film orijinaline sadık kalmak zorunda değil fakat kitabın kurgusuna bakınca filmin kurgusu ucuz bir taklit kaçıyor. Velhasıl güzel.
Kanaatimce yazar diyor ki, ardınızı sevdiklerinize bile dayamayın düşene herkes tekme atar ha kendini düşünerek atar ha iyi görünerek atar ama o tekme gelir vurur diyor tabi bizim kültürümüzde yeri yok ama bizim kültürümüz ne onu bilen de yok o yüzden güzel
Edebi eserler her okuyan için farklı duygular düşünceler ifade eder, bu durum zaten kendi ozellikleridir de yani stalin dönemini çok güzel bir şekilde izah eden bir kitapta kendi hayatımızdan kesitleri görmek çok da şaşırtmadı ya. Mavisi kahverengisi fark etmez de renkler hariç hepsi aynı. Ülkemdeki başarısız insanların tamamı ne yazık ki bu kitabı ve eleştirisini örnek alıyor:(