"Selçuklular kimdir?"
"Yecüc ve Mecüc ülkesinden İran'a kadar hükmetmeye gelen Türklerdir."
"Nasıl varlıklardır?"
"Yarı insan yar şeytandırlar."
"Nasıl?"
"Kötü ruhlar insan ırkından kadınlarla çiftleşirler. Doğan çocuklardan ise Selçuklular türedi."
"Selçuklular neden Müslüman oldular?"
"Gerçek amaçlarını gizlemek için."
"Gerçek amaçları nedir?"
"İslam'ı yok edip dünya üzerinde şeytanların hakimiyetini tesis etmek için."
"Bunu nereden anlıyoruz?"
"Çünkü Bağdat'taki sahte halifeyi destekliyorlar."
Insanın ruhu, zihni ve tutkuları eğer o büyük engel olması bir kartal misali uçmasını sağlayabilirdi. Bu büyük engel tüm zaaflarıyla kendi vücudumuzdur. Bana yüksek hedefleri olmayan tek bir genç gösterin. Yine bu binlerce hedeften ancak bir tanesi gerçekleştirilebilir. Peki neden? Çünkü bedenimiz miskinliğe ve rehavete meyillidir. Hedefe giden yolda karşılaştığımız zorluklar onu korkutur. Basit tutkuları, irademizi ve yüce arzularımızı yerine getirmemize mani olur. Bu basit tutkuları yenip ruhumuzu sınırlarından kurtarıp özgürleştirmek talimlerimizin ana amacını teşkil eder. İradeyi güçlendirmek onu nihai ve işe yarar bir hedefe yönlendirmek. Bu büyük maharet isteyen şeyi yapmanın yegâne yolu d kişinin kendi kendini kurban etmesidir. Ancak o vakit kendi bedeninin zayıflıkları içine sıkışmış binlerce insandan ayrılıp kendi bedeni ve zayıflıkları konusunda ustalaşmış kişilere dönüşebiliriz. Hedefimiz budur!
"Yalnız, itaatin kolay bir şey olduğunu düşünmeyesin. İsyankâr şeytan içini vesveseyle doldurmaya başlayacak, bedenin yapmak istediklerine karşı koyma çabasına girecek, komutanlarının verdiği emirlere uymaman için aklına bir anda binlerce bahane üşüşmeye başlayacak. İşte o zaman bunların seni yolundan saptırmak isteyen iblisin işi olduğunu aklına getireceksin. Cesur ol ve içindeki bu direnci kır. Ancak o vakit efendimizin elindeki güçlü bir kılıca dönüşebilirsin."