İki Ermeni arkadaşın, efsunlara, kimyaya, büyüye ve kehanetlere inanan birinin ardına takılmak zorunda kaldığı daha doğrusu kendilerini bir anda bunun içinde bulduğu bir serüven bu. Diyalog ağırlıklı eserin sonu, önceden okuduğum eserinde olduğu gibi kişisel yorumuyla bitiyor. Bu tarzı hiçbir yazarda görmedim. Kitaptan bağımsız olarak kendi düşüncelerini dile getirmekten ve kitapta anlatmak istediği eleştirel yorumunu yapmaktan sakınmıyor. Önemli bir ekleme olarak görmekteyim bunu.
HRG'den okuduğum ikinci eser. İlki "Kesik Baş" idi ve bayılarak okumuştum. Benzer bir hissi yine aldım. Gerçekten de mahalli anlatımı benimseyen ve bizlere ta o dönemden aktarabilen bir yazar. Tüm kitaplarını okumak istediğimi belirtmiş miydim anımsayamıyorum ama öyle yapmak istiyorum. Hicvi, komedisi, fantastik yapısı, gerilimi, merak unsurları bir yana, dönemin insanlarını, konuşma tarzını, kelimelerini seçerek kullanması ve kurgu bir anlatımı sanki gerçekmişçesine aktarması olağanüstü. Daha önce neden okumamışım dedirten yazarlardan kesinlikle.