Welat Boran

Welat Boran
@Sawer
Sawêr
Qoser
565 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Reklam
'Tecrübeyi' genellikle yalnızca asgarî tecrübe olacak şekilde tasvir etme alışkanlığı vardır bizde. Bu tasvirde 'nesneler' tecrübenin tamamen dışındadır, hükümler de bu bağımsız şeylere dair "doğru bir şey söylemek-ten" ibarettir. Kant'ın bakış açısı bu nedenle alışılmadık ve şaşırtıcı gö-rünmek durumundadır. 'Nesne' ve 'hüküm' adlarını verdiğimiz şeylerin tecrübede Kant'ın onlara verdiği rolü oynadığını niçin kabul etmeliyiz? İlk olarak hükümlerin, başka ne yaparlarsa yapsınlar, tecrübemizi birleştirme, farklı tecrübeleri bir araya getirme ve düzenleme yollarını kendimize temsil etmede oynadıkları rol aşikârdır. Elimde tuttuğum nesnenin kırmızı ve ağır olduğuna hükmettiğim zaman, hâlihazırdaki algılarımı genel kavramlar altına getiririm; böylece 'kırmızı' ve 'ağır' saydığım diğer şeylerle ilişkilendiririm. Kehribarın kırmızı ve ağır olduğuna hükmettiğimde, belirsiz sayıda mümkün algıyı (bunlar arasında kehribar parçalarına ilişkin algılarım da olabilir) söz konusu kavramlar altına getiririm. Ayrıca hükümler, tecrübede verili olanı, muhtemel değil de belirli bir mânada zorunlu özellikleri itibarıyla düzenleme yolunu da temsil eder. Hükmün nesnelliğinin zeminini, doğru hükmün sadece o hükmü veren için değil, hükmü dikkate alacak tüm özneler için geçerli kılacak zemini veren de bu zorunluluktur. Zira, hükümde açığa çıkan tezahürler arasındaki düzenlenmişlik, histe verili olmanın muhtemel özelliklerine değil, müdrikenin, tezahürleri sentezlemek suretiyle tecrübeyi mümkün kılan faaliyetine bağlıdır. Bu, hükmün nesnelliğinin zeminini a priori kılar ve bir doğru hükmün geçerliliğini, hüküm verebilen her tecrübe öznesi için teminat altına alır
Sayfa 78·Kitabı okudu
Welat Boran
Kant bir hükmün nesnelliğinin veya evrensel geçerliliğinin, özneyi yükleme bağlayan 'dir' kapulası vasıtasıyla ifade ettiğimiz şey olduğunu düşünür. "Zira bu kelime, meselâ 'Cisimler ağırdır' hükmünde olduğu gibi, hükmün ampirik olması nedeniyle muhtemel olsa bile, temsillerin farkındalıkla olan bağıntısına ve farkındalığın zorunlu birliğine işaret eder. Burada kastettiğim, söz konusu temsillerin ampirik görüde birbiri-ne zorunlu olarak bağlı olması değil, görülerin sentezindeki farkındalığın zorunlu birliği sayesinde bağlı olmasıdır." (KrV B142) Dolayısıyla Kant kehribar parçasının kırmızı olduğuna hükmederken, onun zorunlu olarak kırmızı olduğuna hükmettiğimi iddia etmez. Kehribarın kırmızı olması muhtemel, ampirik bir olgudur. Burada önemli olan şudur: Onun (ihti-malen) kırmızı olduğuna dair hükmüm kendi içinde, benim için sadece şimdi değil diğer zamanlarda da, hatta benim için olduğu kadar her mümkün özne için kural koyucu bir kuvvet taşır. Hükmüm doğruysa, benim diğer zamanlarda bu kehribar parçasının kırmızı olduğu hükmünü vermem için de bağlayıcıdır. Aynı doğruluk, bu kehribar örneğinin ren-gine dair hüküm verebilecek her mümkün özne için de bağlayıcı olacaktır.
Ne müdrike ne de hissetme birbirine indirge-nemez. Müdrike, hissetmede verileni düzenleme yetkesine sahip olması bakımından "üstün" olmasına rağmen, yetilerin hiçbiri, bir bilme kaynağı olması bakımından diğerine tercih edilemez, çünkü herhangi bir bilgi için ikisi de gereklidir; ikisinin birlikte çalışması zorunludur. "Bu iki yeti veya kabiliyet işlevlerini değişemezler. Müdrike hiçbir şey görüleyemez, hisler hiçbir şey düşünemez." Hiçbiri diğerinin işbirliği olmaksızın bilgi üretemez: "Muhtevasız düşünceler boş, görüsüz kavramlar kördür." (KrV A51/B75)
Sayfa 55·Kitabı okudu
Welat Boran
Müdrike = understanding Hissetme = sensibility Muhteva = content Görü = intuition
De bila xwedayên kevn ên Yûnanistanê îsota Rihayê berdin zotika diya Seddam û wê yekê ji wan ra nehêlin, nehêlin, nehêliiin!
Rohat isimli okura yanıt verildi
Welat Boran
Û çi peyveke dîrêje.. -selîm temo