Eğer halk dost-düşman ayrımını yapamıyorsa ya da yapmak istemiyorsa, o anda siyasal açıdan varlığı sona erer. Bir halkın düşmanının kim olduğunu, kime karşı savaşıp kime karşı savaşamayaca- ğmı bir yabancı belirliyorsa, artık siyaseten özgür bir halktan söz edilemez ve bu halk başka bir siyasal sisteme tâbi kılınmış demek tir.
Kendimi dar anlamda belli bir topluluğa bağlılık (partiküla rizm) ruhu içinde diri diri toprağa gömecek değilim. Ancak ete kemiğe bürünmemiş bir evrenselcilik uğruna özümü kay betmeye de niyetim yok. Yolunu kaybetmenin iki biçimi var dır: Tekil olanın içinde kendini yalıtmak ve bir duvar örmek ya da "evrensel" olanın boşluğu içinde eriyip gitmek. Benim farklı bir evrensellik anlayışım var. Kendine özgü olanla zen ginleşmiş, her kendine özgü olanı içine almış, her birinde de rinleşmiş ve her birinin bir arada var olduğu bir evrensellik.