Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
21 Eylül 1999
229 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Robert M. Sapolsky
"Tam da burada biri bana şunu sorabilir: Sen kim oluyorsun da bunları söylüyorsun? Görüleceği üzere, özgür irade tartışmaları genellikle dar kapsamlı meseleler etrafında döner —'Belirli bir
Psikoloji
Robert M. Sapolsky
"Bu konuda hepimiz hemfikir olabiliriz; ancak, çoğu okuyucunun katılmayacağını tahmin ettiğim çok farklı bir bölgeye, yani hiçbir özgür irademiz olmadığı kararına doğru ilerliyoruz. Durumun böyle olmasının bazı mantıksal sonuçları şunlar olacaktır: Suçlama diye bir şey olamaz ve bir misilleme olarak cezalandırma savunulamaz — elbette, tehlikeli insanların başkalarına zarar vermesini engelleyin, ancak bunu frenleri bozuk bir arabayı yoldan çekmek kadar doğrudan ve yargısızca yapın. Birini övmenin veya ona minnettar olmanın, o davranışı gelecekte tekrarlamasını sağlamak için araçsal bir müdahale olarak veya başkalarına ilham kaynağı olarak sorun olmayacağını, ancak bunun asla o kişi bunu hak ettiği için yapılmaması gerektiğini kabul etmektir. Ve bu durum, siz zeki, öz disiplinli veya nazik olduğunuzda sizin için de geçerlidir. Ah, hazır başlamışken, aşk deneyiminin gnu antiloplarını veya asteroidleri oluşturan yapı taşlarıyla aynı şeylerden yapıldığını kabul etmektir. Hiç kimsenin kimseden daha iyi veya daha kötü muamele görmeyi hak etmediğini veya buna hakkı olmadığını kabul etmektir. Ve birinden nefret etmenin, evinizi yerle bir etmeye 'karar verdiği' varsayılan bir kasırgadan nefret etmek kadar veya bir leylağı harika bir koku yaymaya 'karar verdiği' için sevmek kadar anlamsız olduğunu kabul etmektir."
Psikoloji
Robert M. Sapolsky
"Her davranış boyutunun deterministik (belirlenmiş) ve öncül nedenleri olduğu düşüncesiyle hareket ettiğinizde, bir davranışı gözlemler ve neden gerçekleştiğini cevaplayabilirsiniz: Az önce
Psikoloji
Robert M. Sapolsky
"Bu kitabın temel noktası şudur: Bir şeyi, sonsuzluğa kadar üst üste dizilmiş kaplumbağalara başvurarak açıklamak saçma ve anlamsız görünse de, aslında aşağılarda bir yerlerde havada asılı duran bir kaplumbağa olduğuna inanmak çok daha saçma ve anlamsızdır. İnsan davranışı bilimi, kaplumbağaların havada duramayacağını gösterir; aksine, gerçekten de sonsuza kadar aşağıya doğru giden kaplumbağalar vardır. Biri belirli bir şekilde davranır. Belki bu davranış harika ve ilham vericidir, belki korkunçtur, belki bakana göre değişir ya da belki sadece önemsizdir. Ve biz sık sık aynı temel soruyu sorarız: Bu davranış neden gerçekleşti? Eğer kaplumbağaların havada asılı kalabileceğine inanıyorsanız, cevap bunun sadece öylece gerçekleştiği, o kişinin sadece o davranışı sergilemeye karar vermesi dışında hiçbir neden olmadığıdır. Bilim son zamanlarda çok daha isabetli bir cevap sundu ve 'son zamanlarda' derken son birkaç yüzyılı kastediyorum. Cevap şudur: Davranış gerçekleşti çünkü ondan önce gelen bir şey, onun gerçekleşmesine neden oldu. Peki, o önceki durum neden oluştu? Çünkü ondan önce gelen bir başka şey, onun oluşmasına neden oldu. En aşağıya kadar giden şey öncül sebeplerdir; ortada ne havada asılı bir kaplumbağa ne de sebepsiz bir sebep vardır. Ya da Maria'nın Neşeli Günler filminde söylediği gibi: 'Hiçbir şeyden hiçbir şey gelmez, asla gelemezdi.'"
Psikoloji

Taha EKŞİOĞLU

, 1000Kitap'a katıldı.