"Bu kitabın temel noktası şudur: Bir şeyi, sonsuzluğa kadar üst üste dizilmiş kaplumbağalara başvurarak açıklamak saçma ve anlamsız görünse de, aslında aşağılarda bir yerlerde havada asılı duran bir kaplumbağa olduğuna inanmak çok daha saçma ve anlamsızdır. İnsan davranışı bilimi, kaplumbağaların havada duramayacağını gösterir; aksine, gerçekten de sonsuza kadar aşağıya doğru giden kaplumbağalar vardır.
Biri belirli bir şekilde davranır. Belki bu davranış harika ve ilham vericidir, belki korkunçtur, belki bakana göre değişir ya da belki sadece önemsizdir. Ve biz sık sık aynı temel soruyu sorarız: Bu davranış neden gerçekleşti?
Eğer kaplumbağaların havada asılı kalabileceğine inanıyorsanız, cevap bunun sadece öylece gerçekleştiği, o kişinin sadece o davranışı sergilemeye karar vermesi dışında hiçbir neden olmadığıdır. Bilim son zamanlarda çok daha isabetli bir cevap sundu ve 'son zamanlarda' derken son birkaç yüzyılı kastediyorum. Cevap şudur: Davranış gerçekleşti çünkü ondan önce gelen bir şey, onun gerçekleşmesine neden oldu. Peki, o önceki durum neden oluştu? Çünkü ondan önce gelen bir başka şey, onun oluşmasına neden oldu. En aşağıya kadar giden şey öncül sebeplerdir; ortada ne havada asılı bir kaplumbağa ne de sebepsiz bir sebep vardır. Ya da Maria'nın Neşeli Günler filminde söylediği gibi: 'Hiçbir şeyden hiçbir şey gelmez, asla gelemezdi.'"