Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Epiktetos
Kendini hiçbir zaman filozof olarak ilan etme. Cahillerin arasında da prensiplerin hakkında konuşma. Ama onları hareketlerinle göster. Bu şekilde bir eğlencede insanlara nasıl yemesi gerektiğini söyleme, ama yemen gerektiği şekilde ye. Unutma ki Sokrates her yerde hava atmaktan kaçındı ve insanlar ona gelip filozoflarla tanışmak istediğinde onları götürdü ve tanıştırdı, tepeden bakılmaya göğüs gerdi. Eğer prensipler tartışılırken bir cahil varsa büyük ölçüde sessizliğini koru. Çünkü sindirilmemiş şeyi kusmak çok büyük tehlikedir. Birisi sana hiçbir şey bilmediğini söylüyorsa ve buna sinirlenmemişsen, işe başladığına emin olabilirsin. Çünkü koyunlar ne kadar yediklerini çobana göstermemek için hemen kusmazlar ama içlerinde öğütürler. Bundan da süt ve yün üretirler. Bu yüzden senin prensiplerini anlamayanlar önünde gösteri yapma. Bunun yerine bunları hayata geçiren hareketleri yap.
Felsefe
Reklam
Epiktetos
Felsefeye karşı ciddi bir istek duyuyorsan, sıradan insanların seninle alay etmesine, garip bakışlarına hazırlıklı ol. "Bir anda başımıza filozof oldun." diyeceklerdir. "Kendini büyük gören bakışlar nereden geliyor?" demelerine aldırma. Ama sana düşen de kendini beğenmiş tavırlar takınma; onun yerine bunları sana Tanrı tarafından bahşedilmiş iyi şeyler olarak gör. Bunun için unutma ki azimliysen, ilk önce seninle alay eden bu insancıklar sonra sana hayran olacaklar. Ama havaya girersen, kendini çok kaptırırsan iki kat bir alayla baş etmek zorunda kalacaksın. Eğer dışarıda olup bitenlerle çok ilgilenirsen, değer verirsen, emin ol ki hayat düzenini mahvedersin. Elinde olanlarla yetinmelisin, bir filozof olmakla mutlu ol. Başkalarına böyle görünmek istersen kendine de böyle görün, bu sana yetecektir.
Felsefe

Taha EKŞİOĞLU

, bir kitap okudu
8/10
·83 syf.·
2026 4. kitabı
Epiktetos
8.6/10 · 2.895 okunma
Epiktetos
Nezaket ve İçsel Güzellik Dış Görünüşünüzden Daha Değerlidir Genellikle kadınlar dış görünüşlerinin topladığı dikkat konusunda çok hassastırlar. Daha çocukluklarından itibaren erkekler tarafından pofpohlanırlar ya da dış görünüşlerine göre değerlendirilirler. Bu ise ne yazık ki, kadınların yalnızca erkeklere haz verdiklerinde kendilerini doygun hissetmelerine neden olmakta ve onların içsel armağanları körelmektedir. Bu kadınlar, dışsal güzellikleri için büyük çaba ve zaman harcamakta, ötekilerin hoşuna gitmek için kendi doğallıklarını bozmaktadırlar. Üzülerek şunu söyleyebiliriz ki, birçok insan, bütün güçlerini fiziksel görünüşleri ve ötekiler üzerinde bıraktıkları etki konusuna harcamaktadırlar. Bilgeliği arayan bir kişi için; çevremizdeki dünya bize fiziksel görünüşümüz, geldiğimiz aile vs. yanlış ve yapay nedenlerle değer verse bile, asıl önemli olan şey, içimizde kim olduğumuz ve kim olmakta olduğumuzu anlamamızdır.
Felsefe
Epiktetos
Aceleye Getirilmiş Hazları Değil, Sabır Dolu Tatminkârlığı Seçin "Filozof cahile şöyle der: 'Azgın arzularının sonu yok. Endişeleriniz bayağı. Düşünceleriniz sahte ve yanlış.' Cahil öfkelenerek gider, aşağılandığını söyler." — Epiktetos Bırakın en üstte aklınız olsun. Acele etmeden bir şey üzerinde uzun uzun düşünüp taşınma alışkanlığını geliştirin. Küçük şeylerin bile gerçekten iyi bir şey olup olmadığını sınama sanatını geliştirin. Her zaman, eğitilmemiş içgüdülerinizle tepki vermek yerine, beklemeyi ve değerlendirmeyi öğrenin. Kendiliğinden, içinizden geldiği gibi konuşmanız, davranmanız kendi başına bir erdem değildir. Size bazı hazlar sunulduğunda ve bu hazlar size çekici, cazibeli, baştan çıkarıcı geldiğinde geriye çekilin ve düşüncesizce o şeyin içine atlamadan önce kendinize düşünmek için zaman kazandırın. Heyecansız, sakin, duygulara kapılmayan, taraf tutmayan bir şekilde konuyu zihninizde evirin çevirin. Bu size bir anlık haz mı getirecek, yoksa gerçek, uzun süreli bir tatmin mi sağlayacak? Ucuz heyecanlar ile anlamlı, uzun süreli ödülleri birbirinden ayırmayı öğrendiğiniz zaman, yaşamınızın kalitesi ve kişiliğiniz değişecektir. Eğer sakin bir şekilde düşünürseniz, bu hazza daldığınızda, sonradan yanlış bir şey yaptığınızı düşünerek üzüntü, mutsuzluk, pişmanlık duyacağınızı anlarsınız. Öyleyse, bu hazza kapılmaktan kaçının ve bu kendinizi tutma edimi içinde büyük bir sevinç duyun. Bu sizin karakterinizi güçlendirecek ve size zafer duygusu yaşatacaktır.
Felsefe
Reklam