Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Thomas Hobbes
Aristoteles'in izinden giden Hobbes üç hükümet biçimi bulunduğunu kabul eder: Demokrasi, aristokrasi ve monarşi. Bunlardan her biri meşrudur ve her birinin de faydaları ve zararları vardır, ama genel olarak bakıldığında, "birkaç hatibin idaresine" eşdeğer olan demokrasi en kötüsü, monarşi ise en iyisidir. Eğer monarşi en iyisi değilse, dünyayı yaratan ve yöneten niçin tek bir Tanrı olsun ki? Monarşiden hoşlanmayan biri, "Yüce Tanrı tarafından yönetilmekten" de hoşlanmamalıdır. Antikçağdaki düşünürler bile (Hobbes saygı duymasa dahi, akranı olan düşünürlerin büyük saygı duyacağını biliyordu) monarşiyi tercih etmişti. Adem yönetimindeki ilk hükümet paternal niteliktedir ve paternal hükümet de monarşi demektir. Üstelik çoğu yerde en eski hükümetler monarşidir.
Biyografi
Reklam
Thomas Hobbes
Hobbes'un Thukydides'le ilgili olarak en çok hoşuna giden husus, onun monarşiyi üstün tutup demokrasiyi hor görmesiydi. Perikles döneminde Atina, teknik olarak demokrasi olsa da aslında monarşiyle yönetiliyordu. Demokrasideki en büyük tehlike de demagogların retoriği kötüye kullanmalarıydı. Hobbes Thukydides'e şunları söyletir: Anlam adına ortaya konan adlar genel olarak kabul gören değerli, rastgele adlara dönüştürülmüş. Zira düşüncesiz cüret yürekten mertlik sayılıyor; ihtiyatlı müzakereler fiyakalı bir korku olmuş; tevazu ise korkaklığı örten perde; her şeyde bilge olmak her şeyde tembel olmak demek. Fevrilik yiğitlik meselesi zannediliyor... Gerektiğinde komplo kuran kişi bilge biri olup çıkmış; hazırlanmış tuzağın kokusunu alabilen kişi ise öbüründen daha tehlikeli. Ama bunlardan birini ya da öbürünü yapmaya ihtiyaç duymayacak kadar ihtiyatlı olan kişinin, toplum düzenini bozan biri olduğu söyleniyor. Kısacası, kötü bir davranışta bulunmada başkasını geride bırakabilen ya da böyle bir harekete hiç niyet etmemiş birini ikna edebilen kişi methediliyor.
Biyografi
Thomas Hobbes
Hobbes'un düşünsel gelişimiyle ilgili olarak, "Yasalar Üzerine" denemesinin taşıdığı en önemli özelliklerden biri de yasaların, hükümdarların üstünde bir konuma yerleştirilmesidir. Yasalar "öyle yüce ve mutlaktır ki mevcut olmadığı durumda, insanları akıl yoksunu yaratıklardan ayırmak mümkün olmaz" der Hobbes. Gerçekte yasalar; hizmet etmemiz gereken prensler, ardından gitmemiz gereken kaptanlar, hayatımızdaki bütün eylemlerin uyacağı ve düzenleneceği kuralların ta kendisidir. Yasalar insanları güven ve huzur içinde tutan surlar ve savunma araçlarıdır; böylece insanlar adil olmayan hiçbir şeyle karşılaşmayacak, yasalar sayesinde iyi ve mutlu olabilecektir ve suçluların cezalandırılması da ihtiyari bir iradeden değil, zorunluluktan kaynaklanıyormuş gibi görünecektir.
Biyografi
Thomas Hobbes
Hobbes'a göre, sivil toplumdaki iyi ile kötü yasalar tarafından tanımlanır ve bunlar hükümdarın seçimi sonucunda ortaya çıkar. Adalet ve adaletsizlik sırasıyla ahitlere uyulması ve ahitlerin bozulması demektir. Kimi zaman Hobbes ahitler mevcut olduğunda dahi, doğal durumda adalet diye bir şeyin olmadığını söyler.
Biyografi
Thomas Hobbes
Tiranlık sevilmeyen bir şeydir, çünkü yöneten yasalar değil, kişidir. Bizzat genç Hobbes da bu kanıdaydı. "Yüce insanların yasalar karşısında fazlasıyla güçlü hale geliverdiği" durum üzüntü vermişti ona. Otorite sahibi insanların yalnızca yasaları dayatmak amacıyla yaptırım gücüne sahip olması gerektiğini ve muhtemelen yasaların bağımsız bir varlığının bulunduğunu düşünüyordu. Hobbes şu atasözünü zikrediyordu istihzayla: "Yasalar örümcek ağı gibidir, yalnızca ufak sinekleri yakalar."7 Leviathan'ın yazarı olgun Hobbes ise insanlar değil de yasalar tarafından yönetilmenin bir anlamı olduğu fikrine burun kıvırıyordu. Yasaları yalnızca hükümdarın koyduğunu, dolayısıyla hükümdarın söylediği her şeyin yasa olduğunu söylüyordu.
Biyografi
Reklam