Hayatınızı her eyleminiz evrensel bir yasa olacakmış gibi yaşayın.
Tüm bilgimiz duyularla başlar, anlayışa ilerler ve akılla biter. Akıldan daha yüksek bir şey yoktur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rousseau 1753'te, Eşitsizliğin Kökeni Üzerine Söylem' i yayımladı. Kitapta, insanların toplumu oluşturmak için toplu olarak bir araya gelmeden önce, doğada basit kurallar içinde yaşadıklarını iddia ediyordu. Bu durumda masum, özgür ve mutluydular. Ona göre toplum insanları yozlaştırdı, açgözlülük, rekabet ve zengin ile fakir arasındaki derin uçurum haksızlıklara neden oldu.
Platon, gerçeğin 'biçim'lerde bulunduğuna inanıyordu, insanların duyularıyla deneyimledikleri kusurlu şeylerin mükemmel, sonsuz çeşitleri...Ona göre, insanlar bir mağaradaki mahkûmlar gibiydiler, bağlı olduklarından dönüp de gerçeği göremiyorlardı. Bilebildikleri tek şey, biçimlerin önlerindeki duvara attığı gölgelerdi. Biçimleri ve dolayısıyla gerçeği keşfetmek için özgürleşmeye, zihnini ve aklını kullanmaya çalışmak bir filozofun işiydi.