Sefa

Sefa
Bilgisayar Mühendisi
Antalya
85 okur puanı
Nisan 2015 tarihinde katıldı
"Istediginiz kadar anayasa ve seçim hakları veriniz. Istediginiz kadar liberal kanunlar koyunuz. Istediginiz kadar sosyalizmin ya da komunizmin keramet taslayici kudretine inaniniz. Eğer çocuklarınız yaşama hep kılı kırk yaran, bomboş şeyler üzerinde uğraşan kimsecikler olarak atilirsa, Parlamentonuz da olsa,her türlü haklariniz ve ozgurlukleriniz de bulunsa,yasaminiz yine dapdaracik, kohnemis, berbattir. Memurlar ihmalci olur. Bakanlar birer politika cambazidir. Milletvekilleri milletin sırtından geçinen birer spekulator olur.okullar, yeni kuşakların aklını yüreğini kurutma yeri haline gelir. Basın opucuklerini satarak yaşayan bir sokak yosmasini andirir. Halk yığınları besili ya da aç bir sürü olur. Daha üst sınıflara karşı hınç ve nefret, Ö ç ve herseyi yikma hırsı, kendilerinin üstünde olan, ancak yabancisi bulundukları herseyi yikma tamahi hep orada yetişir.
Sayfa 78 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
..İnsanlar, doğuştan eşittirler: kullukta, fanilikte eşitlik. Ama menfi bir eşitlik bu. Sonra, iman sayesinde yeni bir eşitlik kazanırlar, kardeş olurlar. Rabbin lütuflarından aynı ölçüde faydalanacaklardır: hukuki ve müspet bir eşitlik. Kulun bütün haysiyeti: Mü'min oluşunda. Kul, mü'min olunca hukuki bir hüviyet kazanır, dilenciyi halifeye eşit kılan bir hüviyet. İslam için hürriyet felsefi değil, hukuki bir mefhum. Temeli: Camianın bütün fertleri arasında tam bir hak eşitliği olduğu inancı. ... İslamiyet bir kanun ve nizam hakimiyetidir. Batının gerçekleştirmeye çalıştığı eşitliği çoktan fethetmiştir. Fikir hürriyetini, insanı insana saldırtan bir tecavüz silahı olarak değil, bir ikaz, bir irşat vasıtası olarak kabul etmiştir. Demokrasinin ta kendisidir İslamiyet. Ama Batı'nınkinden çok başka bir ruh ikliminde gelişen, çok başka umdelere dayanan bir demokrasi.
Siyaset
Hiç kimsenin neyin ak, neyin kara olduğunu söyleyemediği yerde, ışık söner, özgürlük gönüllü bir tutsaklık olur.