Şebnem kara

Şebnem kara
@Sebnemki
Şüphe ve zan, gerçeğin aşikar olmasına yardım eder; gerçeğin özelliği ve tabiatıdır bu. Şüphe, yakînin başlangıcı; tereddüt, araştırmanın basamaklarıdır.
Reklam
Ahlak
Bugün Avrupa'da radikalizm ve rasyonalizm mantığının ahlaka yaptığı saldırı yanlış sonuca gitme olmakla beraber doğru bir saldırıdır. Onlar şöyle diyorlar : " Ahlak, geçmişte maslahatlara dayanarak yapılan ve sonra izafi olan; bir yerde beğenilen, bir yerde beğenilmeyen özel sosyal ilişkilerden ibarettir." Doğrudur, ama bu ahlak değildir. Bu ahlaki geleneklerdir. Ahlaki gelenekler tarih ve tabiat tarafından üretilmişlerdir; sosyal ilişkiler, hatta tabiat ona müdahale eder, nispi, göreceli ve değişebilirdir; değeri ve asaleti yoktur. Bu sosyal geleneklere ve sosyal ilişkilere ahlaki ebedi gelenekler gözüyle bakanlar, ahlakı anlamayan, tanımayan, bağnaz, dar görüşlü ve yüzeysel insanlardır. Bunları ahlak olarak alan ve saldıran aydın da aynı dar görüşlülük ve bağnazlığa duçar olmuştur. Ahlak , geçici nispi, yok olucu ve değişken geleneklerden ayrıdır. Ahlak, bireyin bütün maddi ve gayri maddi menfaatlerini hiç ödül beklemeksizin feda ettiği bir aşamaya erişmesinden ibarettir.
Gerçi kölelerin başları kölelik bağından kurtulmuştur; fakat "başların içi" köleleşmiş ve köleleşmektedir. Bu bir trajedidir, felakettir. Bugün biz " seçme özgürlüğü" çağında yaşıyoruz, oy veriyoruz; "o" diyoruz, "hayır" diyoruz, "evet" diyoruz, "istiyoruz" veya " istemiyoruz" diyoruz. Bütün bunlar bizim özgürlüğümüzün göstergesidir. Ancak hissettiğimiz şeyi bilinçli bir şekilde seçmemişiz; bilinçsizce bir başkası irademize telkinde bulunmuş ve ipotek koymuştur. O zaman köle özgürdü, ama şimdi "özgür köle"dir. Bu ne anlama geliyor? O zaman bir efendinin kırbaç ve kendirinin darbeleri altında tutsak ve esir iken, " ben şunu istemiyorum" , " bunu seçiyorum" , " şunu tercih ediyorum" diyordum, efendi ise izin vermiyordu. Ama şimdi benim seçme özgürlüğüm var , lakin efendinin benim için belirlediği şeyi seçebiliyorum. Yani kendisi benim irademi meydana getiriyor ve ondan sonra da hadi şimdi sen seç diye beni özgür bırakıyor.
Aşk
Aşk ise herşeyi bir amaç uğruna elden çıkarmak ve karşılığında hiçbir şey, hiçbir ödül istemektir. Bu büyük bir seçimdir.
Aşk
Değerler
Tıpkı yaşamın, en acınası olanlar da dahil her koşulda potansiyel olarak anlamlı kalması gibi, her bireyin değeri de onunla kalır ve bunun nedeni de geçmişte söz konusu kişinin gerçekleştirdiği değerlere dayanır ve bugün koruduğu ya da koruyamadığı yararlılığa bağlı değildir.
Sayfa 163
Reklam