Mustafa Kutlu, ‘’Mavi Kuş’’ adlı eserini 2002 yılının başlarında kaleme almıştır. Kitabın kapak tasarımında da yazarın kaleminden izleri görmekteyiz. Yazar, eserinin türünü ise 17. sayfasında “Bu, hikâye ile roman arasında bir kitap.” diyerek aslında tek öyküden oluşan uzun hikâye olduğunu belirtmiştir.
Hikâye, 1950’li yılların Şirinyurt kasabasında kavurucu bir öğle sıcağında ki insanların kasabadan tren istasyonuna otobüs ile yolculuğunu konu alır. Eserde yer alan kişilerin her birinin ayrı bir hikâyesi vardır, bu kişilerin hayatları bir noktada bu otobüste kesişir. Köylüler, mahkûm, jandarmalar, turistler, öğretmen ve eşi, doktor, ağa, kâhya, muavin, mühendis, arkeolog, kokucu, otobüsü izleyen iki silahlı asker, otobüsün üzerindeki kaçak çocuk ve bir kediden oluşan yolculuğun kaptanı Kenan’dır.
Kenan en yakın arkadaşı Bilâl’in kız kardeşine âşık olur ve ondan beklediği aşkı göremez. Böylece tek sevdası “Mavi Kuş” adını verdiği otobüsü olur. Deli Kenan “Kuştan murat otobüstür. Bak rengi mavi değil mi?” diyerek otobüse neden bu ismi verdiğini de açıklamaktadır.
Her an bozulacakmış hissi uyandıran otobüs, yolculukta çeşitli engellere takılmasına rağmen hayatın aslında hep devam ettiği, iyisiyle ve kötüsüyle de var olduğu gerçeğini bizlere gösterir. Bu insanların tek amacı trene yetişmeleridir. Tren istasyonuna varılınca da herşeyin bir film seti olduğu, birdenbire anlatıcı tarafından açıklanır. Bu esnada bir sürpriz olur ve hikâye sona erer.