Bir sanatın enstrümanını tanıtmak bir fizikçinin mekanizmayı anlatması gibi kolay olmuyor. Diğer bir deyişle, kişi bu enstrümanla bir şey çalmalı ki dinleyici neler yapabileceği hakkında fikir edinebilsin. Bu durumda enstrümanı çalış şekline ve o çabaya katılan yoğun duygulara önem vermemek elde mi?
En beklemediğimiz anda hayat, cesaretimizi ve değişim arzumuzu sınayacak biçimde meydan okur bize. Demek ki ortada hiçbir şey yokmuş gibi davranmanın yararı yoktur ya da hazır olmadığımızı söyleyerek mazeret aramanın.
Hayat, bize meydan okurken beklemez. Hayat, geriye bakmaz. Bir hafta, alınyazımızı kabul edip etmemeye karar vermemize bol bol yetecek bir zamandır.