Sefe Demirel

Sefe Demirel
@SefeDemirel
Yol çok uzun çetrefilli bir o kadar da soluksuz heyecanlı 20.10.2023
10/10
·240 syf.·
2023 1. kitabı
Peki, böyle bir hastalığı neden istersin, diyeceksiniz. Çünkü, içtenlikle inanıyorum ki, bu hastalık yüzünden çok daha fazla şeyi çok daha derinden hissettim. Çok farklı, çok yoğun yaşantılarım oldu; daha çok sevdim daha çok sevildim; daha çok ağladığım için daha çok güldüm; çok kötü kışlar geçirdiğim için baharların tadına daha çok vardım; ölümü “dar bir pantolon kadar sıkı sıkıya” hissettiğim için onu ve yaşamı daha çok takdir ettim; insanların en iyi ve en kötü yanlarını gördüm ve sevginin, bağlılığın, bir işi sonuna dek götürmenin değerlerini yavaş yavaş öğrendim. Kafamın ve kalbimin enini, genişliğini, derinliğini gördüm her ikisinin de ne kadar kırılgan sonuçta ne kadar bilinmez olduklarını gördüm, Depresyonda olduğumda odanın bir ucundan bir ucuna yerlerde sürünerek gittiğim bunu aylar boyu yaptığım oldu. Ama normalleştiğimde ya da maniye girdiğimde, tanıdığım pek çok kişiden daha hızlı koştum, daha hızlı düşündüm, daha hızlı sevdim hep. inanıyorum ki bunun nedeni hastalığımdı her şeye getirdiği yoğunluktu, beni zorladı perspektifti. Sanıyorum ki kafamın (biraz eksikse de yerli yerinde duruyor) sınırlarını, yetişme tarzımımın ailemin eğitimin dostlarımın sınırlarını, zorlamama yol açtı. Sayısız hipomaniler, maninin kendisi hepsi yaşama farklı bir Sezgi, duygu, düşünce düzeyi getirdi. En psikozlu hallerimde saplantılar, sanrılar, cinnetler içinde olduğunda bile kafamda, kalbimde yeni yeni köşe bucaklar bulduğumu fark etmişimdir. Bu köşe bucaklardan bazıları ulaşılmaz güzellikte, inanılmaz şeylerle doluydu öyle ki soluğumu keser, o anda ölsem bu imgeler Beni güçlendirirler inancını uyandırırlardı. Bazıları ise korkunç, biçimsiz, çirkinler ondan görmeyi orada olduklarını bilmeyi bile istemezdim. Ama o yeni köşe bucaklar her zaman varlar ve ben normale döndüğümde
Durulmayan Bir KafaKay Redfield Jamison · Oğlak Yayıncılık · 1996960 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
22. Mektup
Bir yerden bir kez düşmektense, asılı kalmayı yeğ tutacak kadar korkak bir insan yoktur yeryüzünde
19.09.2023
Seçkin bir Arap atasözü, “Köleyle şakalaşırsan, sana kıçını gösterir” der. Horatius’un, “çalışarak elde ettiğin gururuna sahip çık” sözünü de küçümsememeliyiz. Elbette, alçakgönüllüluk erdemi serseriler için açıklanabilir bir buluştur; bu erdem sayesinde herkes kendisinden gerçekten öyleymiş gibi söz eder, bu erdem sanki serseri diye birileri hiç yokmuş gibi, herkesi harika bir biçimde eşitler.
En kof ceviz bile kırılmak ister. Olgun yemişler tutunamaz ağaca. Öyleyse kabuğum kırılacak diye hayıflanmamalıdır insan. Toprağa düşmemek için çırpınmamalıdır meyve. Düşün! bir şeyin geldiği yere dönmesi kadar Sevindirici ne olabilir? Tohumun ağaca, ağacın tohuma dönüşümünden başka bir şey değildir hayat. Yani ölüm... Fakat insanlar ölüyü kefenledikleri gibi ölümü de kefenlemişlerdir ve kefenlenen her şey öldürücüdür. İnsana düşen tüm libaslarından soyunup öylece seyretmektir ölümü. Yani hayatı...Herkesin ağzında gevelediği; "ya öl ya ol" diye bir söz vardır. Oysa Kimse bilmez olmakla ölmenin aynı şey olduğunu. Ölümle savaşmak öldürür hayatı. Çünkü bu hayatla savaşmak demektir. İşte gerçek ölüm budur. Bu hakikati anlamayan kimse, yaşamı ölümle, ölümü de yaşamla kirletir Böylece bulandırır suyu ve su içilmez hale gelir. Tolstoy