Selman Ç.

Selman Ç.
Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum. #9418548 Peyami Safa
Asla bizim için neyin hayati önem arz edeceğinden ya da kimin bizim için önemli olacağından emin olamayız. Kanaatlerimiz geçici ve fanidir, en kuvvetli olduklarına inandıklarımız dahi. Duygularımız da öyle. Onlara güvenmemek gerekir.
Sayfa 82 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ne zaman hoşlanmadığı bi şey olsa ya da işler yolunda gitmese benimle olan anılarına sığınmak isterdi, ama az ya da çok bu hepimizin yaptığı bir şeydir zaten; bir zamanlar var olan ve artık olmayan birine sığınmak.
Sayfa 76 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Çok değilse de böy­le insanlar mevcut, mutsuzluk içinde daralan ve sabırsızlanan, onu bir süre için devasa boyutlarda yaşasalar da her halükarda, mut­suzluğun nesnel olarak pek gelecek bulmadığı insanlar.
Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Aslında, dünya pek az ölenlerin, çoğunlukla yaşayanların dünyasıdır —ölülerin hepsi de yeryüzünde kalmasına ve sayıları kuşkusuz çok daha fazla olmasına rağmen böyledir bu— insanlar sevilen birinin ölümünün, aslında bunu bizzat yaşayan merhumdan ziyade kendi başlarından geçen bir şey olduğunu düşünme eğilimindedir. Halbuki, neredeyse daima kendi iradesi sorulmadan veda etmeye mecbur kalan odur, kendisini bekleyen geleceği göremeyecek olan, öğrenme şevkinden ya da merakından feragat etmesi gereken, bitirilmemiş projelerini, ileride daima zamanı olacağını düşünerek dile getirmediği sözlerini yarıda bırakmak zorunda olan odur, artık katılamayacak olan odur…
Sayfa 65 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
İşte bir talihsizlik yaşamanın bir sakıncası daha, ateş düştüğü yeri yakar: dinlemeye ve acıyı paylaşmaya hazır olanların sabrı, yaşananların bıraktığı etkiden daha kısa ömürlüdür daima, koşulsuzluk tekdüzelikle bezendiğinde asla çok uzun değildir. Ve böylece er ya da geç kederli insan bir başına kalır, henüz acısı dinmediği, hâlâ yatıp kalktığı, yegâne dünya olan o konudan artık bahsedip durmasına izin verilmediği hâlde, zira bu ıstıraplı dünya dayanılır gibi değildir ve insanın içine dehşet salar. İnsan o zaman başkaları açısından, herhangi bir mutsuzluğu paylaşmanın belli bir sosyal müddeti olduğunu fark eder, kimse acıyı anlamaya alışkın değildir, bu manzara sadece belli bir süreliğine tahammül edilebilir bir şeydir; bir diğer yandan seyreden ve eşlik edenler açısından, bunun içinde kendilerini kaçınılmaz, olmazsa olmaz, kurtarıcı ve yararlı görenler açısından hâlâ biraz şaşkınlık ve yüzsüzlük de vardır ve belli oranlarda kendini önemseme de.
Sayfa 56 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman