༺Elendil༻

༺Elendil༻
@SelfControl27
Sen benim göğsümde çarpan bir kalpsin, Ben senin bağrında küçük bir zerreyim. Bana kanat veren ateşli bir dileksin, Adına, varlığına vatan diyorum, Bozkırına, düzüne vatan diyorum.
Deli Kim, Toplum Kim?
Puan vermedi·72 syf.··
2026 113. kitabı
Altıncı Koğuş, yalnızca bir akıl hastanesi hikâyesi değil; toplumun “normal” kabul ettiği düzenin aslında ne kadar çürümüş olduğunu yüzünüze vuran oldukça sert bir metin. Kitap boyunca ilerledikçe insan şunu fark ediyor: Buradaki asıl delilik, akıl hastanesindeki insanların durumu değil; dışarıdaki insanların bu düzene alışmış olması. Anton Çehov, baştan sona felsefi diyaloglarla örülü bir yapı kurmuş ve özellikle özgür düşünce, vicdan, ahlak ve otorite kavramlarını oldukça çarpıcı şekilde işlemiş. Bana göre “Altıncı Koğuş”, aklını kullanan, sorgulayan, ahlakı rehber edinen insanların sistem tarafından dışlandığı bir metafor aslında. Düzenin dışına çıkan herkesin “deli” ilan edildiği bir dünyada geçiyor hikâye. Bu yönüyle kitap yalnızca 19. yüzyıl Rusya’sını değil, düşünceye tahammül edemeyen bütün toplumları anlatıyor. Özellikle yöneticilere yönelik eleştiri çok sert; yeniliğe, gelişime ve değişime kapalı insanların tek korkusunun sahip oldukları konforu kaybetmek olduğunu görüyoruz. Koltuklarını korumak uğruna, en yakınındakini bile gözden çıkarabilecek bir düzen eleştirisi var satır aralarında. Dmitriç ile Doktor Yefimıç arasındaki diyaloglar ise kitabın en güçlü tarafı. Bir tarafta toplum tarafından deli ilan edilmiş ama vicdanını kaybetmemiş bir aydın, diğer tarafta onu anlamaya çalışan idealist bir doktor görüyoruz. Bu iki karakterin konuşmaları sırasında psikolojiden siyasete, ahlaktan özgürlüğe kadar birçok konu derinlemesine sorgulanıyor. Çehov’un dili ağır değil ama etkisi ağır; sade bir anlatımla insanın içine işleyen kasvetli bir atmosfer kurmayı başarıyor. Kitabı okurken o karanlık koridorları, rutubetli duvarları ve çaresizlik hissini neredeyse fiziksel olarak hissediyorsunuz. En etkileyici tarafı ise şu: Kitap bittiğinde “Gerçekten deli olan kim?” sorusu
Psikoloji
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Övgülerin Gölgesinde Bir Okuma Deneyimi
7/10
·355 syf.··
2026 160. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 11:01
Bülbülü Öldürmek, edebiyat tarihinde yalnızca ırkçılık karşıtı bir roman olarak değil; vicdan, empati ve toplumsal ikiyüzlülük üzerine kurulmuş güçlü bir ahlak anlatısı olarak da değerlendirilmesi gereken eserlerden biridir. Romanın modern klasik olarak anılması boşuna değildir; ancak bu “klasiklik”, herkesi ilk sayfadan içine çeken bir akıcılıktan ziyade, okurdan sabır ve dikkat talep eden bir yapıya dayanır. Bu nedenle eserle kurulan bağ çoğu zaman ani değil, yavaş gelişen bir bağdır. Benim açımdan romanın en tartışmalı yönü de burada başlıyor. Kitabın özellikle ilk bölümlerinde, Scout, Jem ve Dill’in çocukluk gündeliklerine uzun uzun yer verilmesi; anlatının dramatik merkezine geç ulaşılması nedeniyle yer yer temposuz bir okuma deneyimi oluşturuyor. Hatta dürüst olmak gerekirse, ilk yarıda hissettiğim durağanlık bana zaman zaman klasik romanların hantallığını anımsattı. Günümüzde bu kitaba yüklenen aşırı övgülerin de beklentiyi olduğundan fazla yükselttiğini düşünüyorum. Çünkü eser, bazı yorumlarda anlatıldığı gibi sürekli sarsıcı ve yoğun ilerleyen bir roman değil; aksine, sabır isteyen ve etkisini ikinci yarıda gösteren bir yapı kuruyor. Bu noktada, modern okurun beklentileriyle klasik anlatının ritmi arasındaki çatışma oldukça hissediliyor. Ancak roman tam da bu yavaşlığın içinden güç devşiriyor. Harper Lee, 1930’ların Alabama’sını büyük siyasal sloganlarla değil; bir çocuğun şaşkınlığı, merakı ve saflığı üzerinden anlatmayı tercih ediyor. Olayların Scout Finch’in gözünden aktarılması, romanın en büyük anlatısal başarısıdır. Çünkü yetişkinlerin normalleştirdiği ahlaki çürüme, bir çocuğun bakışında çok daha görünür hale gelir. Scout’un anlam veremediği ayrımcılık, okurun vicdanında daha sert yankılanır. Burada Harper Lee’nin yaptığı şey yalnızca bir dönemi
Modern Klasikler
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,8bin okunma
Bilimi Kaybeden Toplum, Geleceğini Kaybeder
Puan vermedi·176 syf.··
2026 114. kitabı
2023 yılının Aralık ayında okuduğum Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?, Celal Şengör’ün farklı dönemlerde kaleme aldığı yazıların bir araya getirilmesiyle oluşmuş, sert ama düşündürücü bir metin olarak bende yer etti. Kitap, genel olarak toplumların bilimi terk ettiklerinde nasıl bir çöküş sürecine girdiklerini anlatırken, özellikle Türkiye’nin yakın tarihine dair yaptığı tespitlerle dikkat çekiyor. Üniversitelerin durumu, eğitimin niteliği ve bilimden uzaklaşmanın uzun vadeli sonuçları üzerine yoğunlaşan bu metin, akademik bir bakış açısıyla ele alınabilecek ciddi bir eleştiri kitabı niteliğinde; hatta yer yer popüler bilim sınırlarını aşarak doğrudan toplumsal analiz düzeyine çıkıyor. Açıkçası kitap, bir önceki inceleme de anlatmaya çalıştığım Aptalı Tanımak ile oldukça benzer bir çizgide ilerliyor ve onu tamamlayan bir eser gibi duruyor; ancak burada dilin daha sert, eleştirinin daha doğrudan olduğunu söylemek mümkün. Şengör’ün yazım tarzı ekranlarda gördüğümüz o sempatik profilin aksine oldukça keskin; lafı dolandırmadan, kimi zaman toplumun bazı kesimlerini rahatsız edecek kadar net ifadeler kullanıyor. Tamamen hak verdiğim bu sertlik yer yer tekrara da düşüyor, özellikle üniversiteler üzerine yapılan eleştiriler o kadar doğru temeller üzerinden sentezlenmiş ki aynı fikirde olmamak elde değil. Kitaptaki bu eleştirilerin altında aslında yazarın en büyük sorunu burada gördüğünü anlamak zor değil. Kitap boyunca siyasetten dine, toplumdan eğitime kadar geniş bir yelpazede eleştiriler sunulurken, okurdan pasif bir kabul değil, aktif bir sorgulama bekleniyor. En dikkat çekici taraflardan biri de, bilimsel düşüncenin evrenselliğine yapılan vurgu; bilimin herhangi bir ideolojiye, dine ya da millete ait olmadığı fikri güçlü şekilde işleniyor. Sonuç olarak bu kitap, herkese
Eleştirel düşünce
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?Celâl Şengör · İnkılap Kitapevi · 20181,274 okunma
Bilimin Büyüsü Değil, Merakın Ateşi
Puan vermedi·160 syf.··
2026 115. kitabı
Okuduğum tarihi not almadığım ender kitaplardan biri ama bende bıraktığı etkiyi hatırlamam için tarih bilmem gerekmeyen kitaplardan biri oldu. Açık konuşayım, bu kitabın adı “Bilimin Büyüsü” ama rahatlıkla “Celâl Şengör’ün Büyüsü” de olabilirdi; çünkü adam ne yazsa okunuyor hissi oluşuyor insanda. Celal Şengör’ün bu kitapta 2017–2018 yılları arasında yazdığı yazıların bir araya getirildiğini biliyoruz ama metinler birbirinden kopuk değil, aksine düşünsel bir süreklilik taşıyor. Özellikle “İnsanın tek silahı: akıl”, “Doğruyu aramanın yolu: eleştiri” ve “Çelişkilere çare aramanın lezzeti: bilim” gibi başlıklar kitabın omurgasını oluşturuyor ve aslında bize bilimin yalnızca bilgi değil, aynı zamanda bir yöntem ve zihniyet meselesi olduğunu hatırlatıyor. Akademik açıdan bakarsak, bu eser bilim tarihine giriş niteliğinde, yer yer popüler bilim sınırlarında dolaşan ama temelde epistemolojik bir farkındalık yaratmayı amaçlayan bir metin olarak değerlendirilebilir. Kitabın en hoşuma giden taraflarından biri, yalnızca teorik bilgiler sunmaması; dünyada bilimle ilgili görülmesi gereken müzelerden bahsederek okuru somut bir keşif yolculuğuna da davet etmesi. Bunun yanında Anaksimandros’tan Cuvier’ye uzanan geniş bir perspektifle, bilimin tarihsel evrimini sade ama etkili bir dille aktarıyor. Şengör’ün anlatımındaki o heyecanı, o tutkuyu satır aralarında hissetmemek mümkün değil; hatta insan okurken “ben de bu işin peşinden gitmeliyim” duygusuna kapılıyor. Leibniz örneğinde olduğu gibi, bilimin bazen nasıl bastırıldığını ya da geciktirildiğini görmek de ayrı bir farkındalık yaratıyor. Öte yandan Osmanlı ve doğu toplumlarında bilimin neden yeterince gelişmediğine dair yaptığı tespitler, katılırsınız ya da katılmazsınız ama sizi düşünmeye zorlayan bir taraf taşıyor. Kitabın sonunda
Popüler Bilim
Bilimin BüyüsüCelâl Şengör · İnkılap Kitabevi · 2019718 okunma
En Büyük Tehlike: Fark Etmemek
Puan vermedi
2024 yılının Mart ayında okuduğum Aptalı Tanımak, benim için sadece bir deneme derlemesi değil, aynı zamanda rahatsız eden ama bu yüzden değerli bir düşünce metni oldu; baştan şunu söylemeliyim ki Celal Şengör’e bir bilim insanı olarak büyük saygı duyuyorum ve son zamanlarda sosyal medyada yaptığı o meşhur Lenin taklidini de ayrı bir keyifle izlediğimi belirtmeden geçemem. Kitap boyunca Şengör, aptallığı yalnızca bireysel bir eksiklik olarak değil, toplumsal ve kültürel bir problem olarak ele alıyor; hatta en tehlikeli tarafının, kişinin kendi aptallığının farkında olmaması olduğunu özellikle vurguluyor. Bu noktada yaptığı ayrım önemli: cehalet bilgi eksikliğiyken, aptallık çoğu zaman bilgiye ulaşma imkânı varken onu reddeden bir zihniyet hâline dönüşüyor. Yazıların büyük kısmı geçmiş yıllarda kaleme alınmış olsa da, okurken bugüne dair bir şeyler okumuyormuş gibi hissetmek neredeyse imkânsız; özellikle eğitim sistemi, bilim anlayışı ve toplumun eleştirel düşünceden uzaklaşması üzerine yaptığı tespitler hâlâ geçerliliğini koruyor. Kitabın en güçlü yanı, okuyucuyu sadece başkalarını eleştirmeye değil, aynı zamanda kendini de sorgulamaya zorlaması; çünkü satırlar ilerledikçe insan, anlatılanların yalnızca “ötekine” ait olmadığını fark ediyor. Bununla birlikte, her görüşüne katıldığımı söyleyemem; özellikle tarih ve din üzerinden yaptığı bazı genellemeler bende soru işaretleri oluşturdu ve yer yer kendi içinde çelişiyor hissi uyandırdı. Ancak tam da bu yüzden kitap tek yönlü bir anlatı olmaktan çıkıyor ve okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya iten bir metne dönüşüyor. Sonuç olarak, sert dili ve doğrudan üslubuyla herkese hitap etmeyebilir ama bilimsel bakış açısını önemseyen ve farklı fikirlerle yüzleşmekten kaçınmayan okurlar için oldukça değerli bir eser; katılsanız da
Deneme
Aptalı TanımakCelâl Şengör · İnkılap Yayınevi · 20182,207 okunma