Selim Üstüner

Selim Üstüner
@SelimUstuner
Z <3 11.06.2026 Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
Bu nerede basıldığı bilinmeyen, hatta hiç elinize geçmeyen, fakat sizden başka herkesin okuduğu ve her ağzın beraberce size naklettiği bir gazeteye benziyordu.
Sayfa 16
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gerçeği budur ki, Anadolu’nun fakirliğinde vaktiyle kendi hastalığı olan ve insanını asırlarca tahrip eden sıtmaya benzer bir şey vardır. Tadanlar bilir ki hiçbir lezzet sıtma üşümesiyle yarışamaz.
Sayfa 15
Osmancık… Osman Beğ... Osman Beğ Gazi… Osman Gazi Hân duasını okuyor, şükrediyor ve hep gülümsüyor artık... eşiğe bakarak...
Sayfa 373
Bütün çocuklar için, kendilerinin gidemeyeceği, kendilerinden sonra gelenlerin gidebileceği öteler olacaktır..!
Sayfa 369
Sungur Bursa önlerinde savaşamamanın acısıyla mutsuzdur; aksi, hattâ nemrut bir adam olup çıkmıştır. Önüne gelene bağırıp çağırmakta, gönüller bile kırmaktadır. Bir gün, Gazi Hân ona, bir yaz başlangici irmağının kıyısında, “Hey benim kocamış yiğidim" diyor; “Eyiden olmak yiğidi kötü mü ede? Eyiyi yapamayan kötü mü ede? Bakarım, vara yoğa sancılanır, hiç hoşnud olmaz, hoşluk kırarsın. Bu hallerin nedendir, ben bilirim. Sen Bursa önlerinde olmak dilersin ve dahi olamayışına yanarsın. Kurtar gönlünü bu sızıdan. Sonu gelmez." "Bak bana" diyor, göz göze geldikleri zaman da ekliyor; “sen Koyulhisar'a, Yarhisar'a, İnegöl'e ve Aydos'a ve Bilecik kalesine ılgar ederken, Ertuğrul Beğ Gazi'nin ulu yoldaşları Söğüt'de sancılanır mı olaydı? El açar dua ederlerdi. Söğüt'e hoşluklar serperlerdi. Bize güç, atlarımıza hız olurlardı. Ve, Gazi Hân, yoldaşının büsbütün utandığını görünce, daha da yumuşayan sesiyle, daha dostça anlatıyor: O sızının sonu yoktur; çünkü Bursa'nın öteleri vardır. Ve, bugün Bursa önlerinde olanlar, yarın kendi durumlarında olacaktır; Bursa ötelerine gidemeyeceklerdir; oğulları gidecektir: Ve bütün çocuklar için, kendilerinin gidemeyeceği, kendilerinden sonra gelenlerin gidebileceği öteler olacaktır. Ve, onlara kalacak yiğitlik de bunun idrâkidir, kabulüdür. Ve ululuğu bu yiğitlik yapmaktadır. Ve, en değerli olan şey, ötelere yol açmak, yön vermektir. Ve, ötelere giden yollarda, daha sonra gelenlerin yol sürmelerini sağlayacak bir konak kurabilmektir. Gazi Hân son olarak, koca yoldaşına, "Hey Sungur" diyor; "Biz bunu yaptık. Gönül rahatlığı dururken yerinmek ve sancılanmak neye?"
Sayfa 369