Frıedrıch Nıetzsche'nin Böyle Söyledi Zerdüşt kitabını çok severek ve özümseyerek okudum. Nıetzsche o kadar güzel bir şekilde dünyayı, insanları, doğayı, evreni incelemiş ki bir kez daha kendimi haran kalmaktan alıkoyamadım. Okurken hiç zorlanacağız bir kitap olarak görmüyorum. Sadece nacizane tavsiye olarak; kitabı okumadan önce (bütün kitaplarını) Nietzsche'yi ilk önce tanımanızı öneririm eserlerini daha iyi anlamak ve özümseyebilmek için.
Kitabımıza değinecek olursak: Okurken 'giriş-gelişme-sonuç' bölümlerini hissederek okuyorsunuz. Bu durumda daha kitabın içine girmenizi sağlıyor. Kitap dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Zerdüşt ümitlidir hayattan ve hissettiklerini, yaşamında edindiği tecrübeleri insanlara anlatmak istemektedir. İkinci bölümde ise yine aynı şekilde Zerdüşt derdini anlatmak için çabalar, insanların kulaklarını kapadıklarından dem vurur, insanları bir sürüye benzetir ve özgürlüklerine çağırır. Üçüncü bölümde ise Zerdüşt'ü (Nıetzsche'yi) çok sinirli, insanlara karşı öfkeli görmekteyiz. Bu durum yazdıklarında çok net bir şekilde hissedilir. Çünkü Zerdüşt ne kadar anlatsa da, çabalasa da insanlar doğrulara kulaklarını kapamışlardır. Bu bölümde Hristiyan ahlakını da net bir şekilde görmekteyiz: Din adamlarının, dini kullanarak Tanrı'yı kullanarak insanları ayaktakımı haline getirdiklerini, düşünmemeyi emredip buyurgan haline getirildiğini çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Dördüncü bölümde ise, Zerdüşt artık yorgun düşmüştür, uyumak ister, ümidi kırılmıştır insanlara karşı, onu toparlamak ister yanındaki dostları. Bu şekilde hikayemiz sonlanır. Kitap biterken sizde bitiyorsunuz (derin anlatımı, kaleminin güzelliği) emin olabilirsiniz. :)
Okurken dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum çünkü arada bazı kısımlar var, bu kısımlar son