PsikeBaykuşu

PsikeBaykuşu
@Selincoskungul
Lumos Maxima Gürültülü dünyadan, kitapların asude inzivasına iltica ettim. ~Cemil Meriç~
Puan vermedi·256 syf.··
2025 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 20:13
Kitabın ilk basımı Çamlıca yayımlarından 2003 yılında basılmıştır. Benim elimde mevcut bulunan basımdır. Kitap da giriş kısmı olmak üzere altı bölümden ve alt başlıklardan oluşmaktadır. Bu bölümler: Giriş bölümü “Psikolojinin alanı”, birinci bölüm “Din psikolojinin alanı”, ikinci bölüm “Dini yaşantının unsurları”, üçüncü bölüm “İnsan hayatının belirgin dönemleri ve din”, dördüncü bölüm “Tasavvufi yaşantı”, beşinci bölüm “Din değiştirme”, altıncı bölüm “Anormal dini davranışlar” olmak üzere toplam iki yüz elli altı sayfadan oluşmaktadır. Bu kitap genel çerçevede baktığımız zaman ise insanın dini yönünü: "Dini inancı, dini tutumu, dua, ibadet, peygamber, ölüm, ahiret vd." bunlara bağlı tutum ve davranışları psikolojik açıdan inceleyen, araştıran ve davranışlara özgün cevaplar oluşturabilecek psikolojik tahliller içermektedir.
Psikoloji
Din PsikolojisiHüseyin Peker · Çamlıca Yayınları · 2011276 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 10:58
Frıedrıch Nıetzsche'nin Böyle Söyledi Zerdüşt kitabını çok severek ve özümseyerek okudum. Nıetzsche o kadar güzel bir şekilde dünyayı, insanları, doğayı, evreni incelemiş ki bir kez daha kendimi haran kalmaktan alıkoyamadım. Okurken hiç zorlanacağız bir kitap olarak görmüyorum. Sadece nacizane tavsiye olarak; kitabı okumadan önce (bütün kitaplarını) Nietzsche'yi ilk önce tanımanızı öneririm eserlerini daha iyi anlamak ve özümseyebilmek için. Kitabımıza değinecek olursak: Okurken 'giriş-gelişme-sonuç' bölümlerini hissederek okuyorsunuz. Bu durumda daha kitabın içine girmenizi sağlıyor. Kitap dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Zerdüşt ümitlidir hayattan ve hissettiklerini, yaşamında edindiği tecrübeleri insanlara anlatmak istemektedir. İkinci bölümde ise yine aynı şekilde Zerdüşt derdini anlatmak için çabalar, insanların kulaklarını kapadıklarından dem vurur, insanları bir sürüye benzetir ve özgürlüklerine çağırır. Üçüncü bölümde ise Zerdüşt'ü (Nıetzsche'yi) çok sinirli, insanlara karşı öfkeli görmekteyiz. Bu durum yazdıklarında çok net bir şekilde hissedilir. Çünkü Zerdüşt ne kadar anlatsa da, çabalasa da insanlar doğrulara kulaklarını kapamışlardır. Bu bölümde Hristiyan ahlakını da net bir şekilde görmekteyiz: Din adamlarının, dini kullanarak Tanrı'yı kullanarak insanları ayaktakımı haline getirdiklerini, düşünmemeyi emredip buyurgan haline getirildiğini çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Dördüncü bölümde ise, Zerdüşt artık yorgun düşmüştür, uyumak ister, ümidi kırılmıştır insanlara karşı, onu toparlamak ister yanındaki dostları. Bu şekilde hikayemiz sonlanır. Kitap biterken sizde bitiyorsunuz (derin anlatımı, kaleminin güzelliği) emin olabilirsiniz. :) Okurken dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum çünkü arada bazı kısımlar var, bu kısımlar son
Felsefe-Düşünce
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
7/10
·136 syf.··
2021 27. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 19:05
Mihail Bulgakov'un yazmış olduğu bu eseri Sovyet dönemini yansıtmaktadır. Eserin içeriğinden bahsedecek olursak: Zooloji profesörü Persikov üreme hızlarını arttıran ve onları devleştiren yeni bir 'kızıl' ışınını keşfeder. İlk başta çok ses getiren bir buluştur. Fakat daha sonra tavukları öldüren bir salgın patlak veriyor. Bunun üzerine Persikov'un bulmuş olduğu buluşu, henüz test edilmemişken salgın için kullanalım diye düşünmüşlerdir. Fakat işler hiç beklenildiği gibi olmamıştır. İşler sarpa sarmıştır. Böylece eserin içindeki hikâyeyi okurken, yazılmış olduğu dönemi de öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca bu eser, Stalin'in iktidara geldiği 1924 yılında yazılmasına karşın 1928'de geçen bu bilimkurgu, iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden parlak bir sistem eleştirisi olarak kabul görmüştür. Kitapla kalın...
Edebiyat
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,848 okunma
10/10
·148 syf.··
2021 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 22:52
Okuması çok çok keyifli ve sürükleyici bir kitaptı. Alman yazar Hermann Hesse'nin yazmış olduğu bu kitap; I. Dünya Savaşı döneminde insanların yaşamlarını yeniden kurması için ele almıştır. Yazarın düşüncesine göre; insanların yaşamlarını yeniden kurması Doğu dini olan Budizm dininden geçmektedir. Sebebi ise (benim düşüncem) Dinin içinde barındırdığı bizim tabirimizle tasavvufi yolculuk ile insanlara bir yaşam sunma, bir bakış açısı kazandırmasıdır. Bu sebeple Buddha'nın yaşam tarzını, din algısını, öğretilerini, hayata bakış açısını insanlara vermeye çalışır. Bir nevi Doğu gizemciliğini yücetlmektedir. Fakat romandaki Buddha kahramınımız Siddharta sorgulayan bir karakterdir: Öğretilerin bir şeyler öğrettiğini ama 'yok olmadan var olma' amaçlarına yeterli olmadığı, sonsuz çile çekmenin bizi bir amaca vardırmadığını kanısındadır (Burada aslında yazarında sorgulamalarını, düşüncelerini de okumuş oluyoruz). Bu şekilde bir arayışa girer ve hikayemiz böylece başlar. Yazarımızın da belirttiği üzere bu kitaptaki amaç tüm insanlığa seslenmektir. Keza bu konu hakkında yazarımızın alıntısı şöyledir: "Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım" der. Gerçekten de okur romanı okurken bu 'evrenselliği' çok güzel bir şekilde hissedebilmektedir. Kurgusu ise çok sağlamdı. Okurken edebiyata doyduğunuz bir eser, herkesin bir şeyler hissedebileceği, yeni düşünceler elde edeceği bir eser. Bu yüzden kesinlikle okunması gereken bir eser. Okuyun okutun efenim. Kitapla Kalın...
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
10/10
·304 syf.··
2021 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 13:30
Kirpinin Zerafeti çok naif, çok güzel bir eserdi. Ne zamandırlı bu kadar güzel bir kitap okumadım. Hikâyeyi anlatırken satır aralarında vermiş olduğu felsefî düşünceler, anlamlar, hayat ile ilgili yorumlar... Yazılan cümleler o kadar hoşuma gitti ki herkes okumalı bence büyüğü, küçüğü. Hikâyemiz ise Paris'in merkezinde, zenginlerin yaşadığı bir apartmanda geçmektedir. Kahramanlarımız ise biri elli dört yaşında devamlı kitap okuyan, çok bilgili ama içine kapalı bir kapıcı kadın. Diğeri ise on iki yaşında çok zeki, farkındalığı çok yüksek ve on üç yaşında intihar etmeyi düşünen küçük bir kız çocuğu. Kitabın başlarında bu iki kahramanın ayrı ayrı yaşamlarını, hayata bakış açısını, düşüncelerini öğreniyoruz. Sonra apartmana zengin Japon beyefensidisi Mösyö Ozu taşınır. Böylelikle üçlü çok güzel bir arkadaşlık kurulur. Böylelikle bizde çok güzel diyaloglar okumuş oluyoruz. Bu dostluğu, arkadaşlığı, samimiyeti okuyucu da hissediyor diyebilirim ve keşke bende o masada olsam diye geçirmedim değil. Kitabın sadeliği, göze çarmayan güzelliklerin yüceltilmesi, statünün çok önem verildiği bir apartmanda statünün yok edildiği dostluklar ve büyük küçük demeden birbirlerine değer vererek, saygı duyarak kurulan diyaloglar... Kısacası okuyun okutun efenim ben çok beğendim. Kitapla kalın...
Edebiyat
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma