Halk bir şeyi türküye sokarsa, çok bir tehlikeliydi bu. Şu Çukurovadan çıkmam, yıkmayınca konakları... İnce Memed der ki dağlar başında, candarmalar koç yiğidin peşinde, gece gündüz ağaların düşünde, beyler korkar yüce dağda kartaldan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bu dünya böyledir," diyordu."Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir."
Üç serinin birleşiminden oluşan bu kitap şuana kadar okuduğum hiç bir romana benzemiyor. Kitap su gibi akıyor. Agota Kristof bu kadar övgüyü hak ettiğini düşündüğüm bir yazar. Sadeliği ve sarsıcılığı nasıl bu kadar dengeli götürmüş gerçekten büyük bir hayranlıkla okudum. Adını bilmediğimiz ülkede savaş dönemini anlatıyor ama ne fark eder adını bilsek değişen ne olacak ki savaş her ülkeyi maddi manevi tüketiyor. Önce fakirlik, yoksulluk sonra ahlâkî çöküş beraberinde geliyor. Önce ikizlerin gözünden hikâyeyi izlerken yazar sonra ters köşe yapıyor gerçekten aklımızla oynuyor. Kitapta olabilecek bütün ruhsal sıkıntılara ve sapıklıklara rastlamak mümkün. Böyle manyak bir kitabın sonu tam olarak böyle olmalıydı. "Tren iyi fikir."