Semanur Çelik

Tersi ve Yüzü
6/10
·72 syf.··
2023 17. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 01:30
Albert Camus 22 yaşında yazdığı ilk eseri. Benimde yazarın okuduğum ilk kitabı. Aslında çok ince bir kitap ama çok derindi. Yazar hakkında bilgi sahibi olduktan sonra eserlerini okumanızı tavsiye ederim. Felsefesi olan bir yazar. Ben irdeleyen, düşünmeye sevk eden yazarları seviyorum. Bu tür yazarların düşünmekten varlığın bilincine ermekten gelen bir depresifliği bunalmışlığı oluyor. Zeki ve farklı düşünen insanların zehiri bu sanırım. Osamu Dazai ve Stefan Zweig savaş görmenin de vermiş olduğu buhranı, bunaltıyı elbette eserlerinde görüyoruz ama bunun dışında baska bir kasvet var Edgar Allan Poe da olduğu gibi bu insanların çekmiş olduğu ızdırap fazla düşünmenin vermiş olduğu sıkıntı mı yoksa depresyona meyilli insanlar mı merak ediyorum hepsinin birbirinden güçlü kalemleri var ama mutlu değiller.
Hikâye Denemeleri
Tersi ve YüzüAlbert Camus · Can Yayınları · 20227,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Semanur Çelik

, bir kitap okudu
6/10
·72 syf.··
13 saatte okudu
·
2023 17. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 7,1bin okunma
Bir küçük eylül meselesi
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 03:53
Kitap her duygu geçişini muazzam ayrıntılarla vermesine rağmen hiç sıkmadı çok akıcıydı. Türk dizilerinin uzun uzun bakışma sahneleri edebiyatımızdan geliyor sanırım :) Sırf İstanbul'un eski havasına girmek için bile okunur. Beykoz'da, Beyoğlu'nda, Tarabya' da muhteşem betimlemeler sayesinde bende gezmiş oldum. Keşke İstanbul yine öyle olsa bir yalıda oturup boğazı izleyerek geçirsek yazı. Deniz hamamı diye bir kavramdan haberim yoktu mesela çok şaşırdım. Suat ve Necip' in aşkı imkansız değildi. Niyet okumalar dolayısıyla yaşanan anlamalar. Derin bakışmalar. Gerçekten onlar bu aşkı yaşamak istemedi sadece sıkıcı hayatlarında yaşama tutunmak için heyecan aradılar. Hatta Suat Necip uzaklaşıp kendini eğlence hayatına vurunca, vakit geçsin diye çocuk yapmayı bile düşündü. Kitabın sonlarına doğru kitaba ismini veren konuşmayı görüyoruz. En son güç bela yapılan itirafla kaçaklarını düşündüm ama senede bir gün görelim birbirimizi kâfi bu aşk içimizde büyüsün ihanet etmeyelim diyorlar ama bu da ihanet değil mi bence ihanet üstüne birde ulaşılamaz olmanın verdiği haz ve acı var. Hatta Necip iç konuşmalarından birinde Suat'ın bu masumiyeti benimle Süreyya'yı aldatarak bitecek diye düşünüyor o da farkında bunun bir paradoks olduğunu zaten aldatan kişi hakkında hep aynı şeyi düşünüyorum birini aldatıp size geliyorsa sizide biriyle aldatıp onada gider. Bu derin itiraf sonrası bir yangının ortasında buluyoruz kendimizi pat diye Süreyya bunca yıllık eşi için ateşe girmiyor ama Necip düşünmeden atlıyor ve beraber ölüyorlar. Yanı genel olarak anlam veremediğim şey bu sen olmazsan yaşamanın anlamı yok intihar ederim diyorlar, beraber mutlu yaşamayı tercih etmiyorlar ama kendini düşünmeden ateşe atacak kadar seviyorlar. Süreyya karakteri eşinden bu kadar bi haberken neyle meşgul
Roman
EylülMehmet Rauf · Koridor Yayınları · 202050,1bin okunma
Eğitimsiz halk çürümeye mahkûm
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2023 22:46
İnanılmaz bir kitap bir halkın gelişmek için ihtiyacı olan her alana mercek tutulmuş. Eğitimsiz bir toplumun çürümeye mahkûm olduğunun altı defalarca çizilmiş. Finlandiya üzerinden ideal devletin, toplumu her konuda her alanda geliştirmekten geçtiğini anlatıyor. Kitabın 233. Sayfasından bir alıntı yapacağım. " Lise ve üniversite gençliği, halk öğretmenleri ve köy papazları, okuma yazma bilen işçiler ve köylüler, memurlar ve tüccarlar L. McDonald'ın kitabını satın alıyor, birkaç kişi akşamları bir araya gelerek, kitabı yüksek sesle okuyorlardı. Roman okur gibi aralıksız değil, bölüm bölüm, kısım kısım okuyarak, kendi aralarında uzun uzun ve ateşli bir şekilde tartışıyorlardı." İşte Beyaz Zambaklar Ülkesinde için hissettiğim tam olarak bu bence okullarda okutulup parça parça işlenmeli öğrencilerin eline verip roman okur gibi okunmamalı. Yazar kendi ülkesi için nasıl üzülüyor ve örnek gösteriyorsa aynı hisleri paylaştım. Günümüzde Singapur örnek gösterilebilir. Sürekli değişim ve gelişim içinde olmak hem kendimiz hem ülkemiz için çok önemli. Zaman akıp geçiyor ve bizim gençlerimiz tiktok ile zehirlenmeye devam ediyor. İçi bomboş bir eğitim amaçsız ve hedefsiz ordan oraya savrulan gençlerin yeniden dirilmesi gerekiyor. Bu bilinci aşılamak hepimizin görevi... Kitabın her başlığı ayrı değerli ve bir toplumu ayağa kaldıracak ana sorunları ele alıyor, yazar kitabı şuan yazmış olsaydı teknoloji trenini kaçırmayan milletlerin ilerde zirveye oturacağını da mutlaka eklerdi diye düşünüyorum.
Felsefe-Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2007124,8bin okunma