Sema Okumuş

Sema Okumuş
@Semaokms
Psikolojik Danışman /
Kahramanmaraş
203 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Sözün olağanüstü gücünü anladığımızda, ağzımızdan ne tür bir güç çıktığını da anlarız. Zihnimize ekilmiş bir korku ya da şüphe tohumu, ardı ardına yaşam dramaları yaratabilir. Bir söz büyü gibidir. İnsanlar kara büyücüler gibi sözü kullanıyor, düşüncesizce kullandıkları sözle birbirlerine büyü yapıyor.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsan zihni, sürekli tohumların ekildiği verimli toprak gibidir. Tohumlar düşünceler, fikirler ve kavramlardır. Söz tohum gibidir ve insan zihni son derece verimlidir! Bir tohum, bir düşünce ekersiniz ve o büyür. Burada tek problem şudur: Genellikle bu verimli toprağa korku tohumları ekilir. Her insanın zihni verimlidir. Önemli olan oraya ne tür tohumun ekilip üretildiğidir.
Tüm dünya hakkınızda dedikodu yapsa bile, kişisel algılamadığınız zaman bundan etkilenmezsiniz. Size gönderilen duygusal zehirleri solumazsınız. Sizin tarafınızdan kabul görmeyen zehir göndericisi üzerinde çok daha büyük etki yaratır.
Birisi size, “Hey sen çok çirkinsin” dese bile, bunu kişisel algılamayın. Çünkü gerçek şu ki, bu kişi kendi duygu, düşünce ve inançlarını ifade ediyor. Bu kişinin size gönderdiği zehri kabul edip etmemek kişisel algılamayla ilgilidir. Eğer zehri kabul ederseniz, onu size ait kılarsınız. Kişisel algılamak, sizi kara büyücüler için kolay bir av haline getirir. Kara büyücüler sizi küçücük bir fikirle kolaylıkla avlayabilirlerse, sizi istedikleri zehirle besleyebilirler. Siz de söylenenleri kişisel algıladığınız için zehri afiyetle yutarsınız. Onların sizi besledikleri duygusal çöplük, artık sizin çöplüğünüz; haline gelir. Oysa hiçbir şeyi kişisel algılamadığınız sürece cehennemin ortasında bile zehirlere karşı bağışıklığa sahip olursunuz.
Geçmişten bu yana içeride biriken olumsuz hisler bireyde iki belirgin davranışa yol açar: 1. Ya olumsuz bir durum karşısında saldırganlaştırır. 2. Ya da olumsuz bir durum karşısında kaçındırır. (Karşılaşılan bir zorluk sırasında bireyin uyumaya yönelmesi… problemle yüzleşmekten kaçınması… Yapacağı işe ertelemesi…)