Sema Özel

Kadın
Bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel performansınızın kıyaslanmasını istemiyorsunuz.Edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz. Her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, sahip olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz. Ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir. Aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık. Özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz. Bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz. Ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz. Namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür. Utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur. Ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz. Faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin. Sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız? Cahillikle övünen tek canlı olmak, kendinize nasıl bir hakarettir farkında mısınız??? ................................................................ Beş bin yıldır Kadın; Kölenin kölesi. Ücretli kölenin evdeki hizmetçisi. Köylünün Namusu. Küçük Burjuva Aydınının içki sofrasında mezesi ve ilişki albümünde yeteneğinin övüncesi. Kapitalist pazarın Cinsel metası. Dindarın kapatması. Tanrının Şeytanı. Erkek Avcıların Gülü, Sözde Aşk Meleği . Oysa o , insanı "Rahminde" varedip, yaratanı ! Emzireni, Emeği ile büyüteni, yani insan toplumunun sahibi... J.Saul
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Canımın tomurcuğusun
‘Pervane şemini uyandırmaz Başta sevda kalpte nar olmayınca’ Karac’oğlan Kalbim bir ıssız harfsin Sesler içinde Yıldızsız topraklarda Gökyüzü duası Hayal bahçesin Kirpik göllerinde Rüzgârlı arzular Köpüklü gamzesin Bir söz yeter Taşlar gökkuşağı El çırpan güneşsin Nar içi bir ağızdan Şıralı topuklara Al yeşil pervanesin Hazdan ve günahtan bir gövde büyüsü Tanrının soluğusun Sonra o bildik yazgı Gönül solar aşk tozlanır Bir sırsız aynasın
Şiir
Acı
yaşamak bizim en eski çağlardan kalma yanık türkümüz öylesine kısık ki sesimiz ne duyurmasını ne söylemesini biliriz
Sayfa 32 - Ve Yayınevi
"İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer... Ne olursa olsun..."