Giriş Yap
Semra Demirkaya
@Semiramis_26
PR
Lisans
162 okur puanı
13 Kas 2021 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
881 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Merhabalar! Bu naçizane incelememde sizlere Thomas Mann’ın Büyülü Dağ eserinden bahsetmek istiyorum… Normalde çok hızlı bir okur değilim fakat orta hızda bir okur olmama rağmen kitap çok yavaş ilerledi. Bu sebepten, hayat ritminizin yoğun olmadığı bir dönemde sindirerek okumanızı tavsiye ederim. Kitabın teması sanatoryumda geçen olaylar gibi gözükse de, detaylara baktığımızda; ölüm, resim, müzik, zaman, hastalık, savaş gibi bir çok konuda uzun diyaloglar barındırıyor. Kitabın tek negatif yönü, çok fazla yabancı dilde kelime ve cümlelerin bulunması. Elbette bu durum dikkatinizin dağılmasına ve kitaptan kopmanıza sebep oluyor. Kesinlikle kült bir eser olduğu düşüncesindeyim. Her okurun kitaplığında bulunması gereken ve çeşitli zamanlarda tekrar okunması gereken bir kitap. Uzun zamandır heyecanla okumayı beklediğim bir kitaptı. Beklediğim heyecanın karşılığını alabildim mi? Şimdilik bilemiyorum… Ama ileriki yaşlarımda tekrar okuma fırsatım olursa fikrimin değişeceğine dair hislerim var… Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Kitaplarla kalın…
Reklam
456 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
İnsan evini ruhunda aramalı…
Evi nasıl tanımlardınız? Evim var demek için nelerin olması gerektiğini düşünürdünüz? Evi ev yapan kriterleriniz nelerdir? Nermin Yıldırım, Serap karakteri üzerinden hepimizin bu hayattaki evlerine dair soru işaretleri sunuyor bizlere. Toplumda var olabilmek için, dört duvarı olan bir ev ne kadar yeterli? Bunun tamamlanabilmesi için aile kavramının da olması gerekmiyor mu? Serap kendi içsel döngüsünü tamamlayamamış, kendini bir yere, hiçbir “ev” e ait hissedemeyen bir kadın. Bunun için bir karar verir ve uzun yolculuğa çıkar. Yolun sonunda aradığı evini bulabilecek mi, yoksa hayatta asla elde edemediği evinden tamamen uzaklaşacak mı? Heyecanla okuduğum, yer yer melankoliye kapıldığım, bazen sıkıldığım, ancak sonunu merakla beklediğim bir roman oldu. Genel anlamda beğendim eseri. Fakat kendi açımdan okumak için uygun zamanı seçememişim diyorum. Ruhsal anlamda siz de kendinizi ve çevrenizi sorguladığınız bir dönemden geçiyorsanız, bu romanı okumak yükünüzü biraz daha arttırabilir. Kurduğu cümleler, duyguları ifade ediş biçimlerini çok başarılı buldum yazarın. Öyle ki, işte ben de tam böyle hissediyorum dediğim duyguları, hissettiğim ama bir türlü ifade edemediğim duyguları ne güzel kaleme almış! Benim için asla pişman olmayacağım bir okuma oldu. Kitaplarla kalın…
Ev
8.5/10 · 1.840 okunma
1000 syf.
·
154 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Dar Zamanlar üçlemesi, Adalet Ağaoğlu ile tanışmama vesile olan bir eser. Çok uzun bir zaman diliminde okuyabildim bu üçlemeyi. Araya bir sürü başka kitap sıkıştırdım. Fakat buna rağmen asla kopamadım bu kitaptan. Beni hep içine içine çekti. Ölmeye Yatmak ve Hayır romanları, Bir Düğün Gecesi’ ne kıyasla daha çok heyecanlandırdı beni. Bir Düğün Gecesi’ni okurken çok sıkıldığımı hatırlıyorum (o dönem içinde bulunduğum zor koşullardan etkilenmiş olabilirim). Adalet Ağaoğlu, düşünür gibi kaleme almış romanı. Bu açıdan benim için çok farklı bir okuma oldu. Çoğu yerde kendi iç sesimi duyar gibiydim. Kafamızın içindeki o karmaşaları çok güzel ifade etmiş. Her şeye rağmen kadın olabilmeyi, kadın kalabilmeyi Aysel karakteri üzerinden sade aynı zamanda da derinlemesine anlatmış… Benim favori kitaplarım arasında yer aldı Dar Zamanlar. Kitapseverlere de gönül rahatlığı ile okumalarını tavsiye ederim. Ne demiş Adalet Ağaoğlu: “İntihar etmeyeceksek içelim bari!”
Dar Zamanlar
9.3/10 · 130 okunma

Okur takip önerileri

Faruk
@PesimistizmSemra Demirkaya ile benzer
fy
@fatmaYILDIZ55Semra Demirkaya ile benzer
Tuğçe
@TugcetgnSemra Demirkaya ile benzer
Daha fazla göster
2163 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Efsane! Şimdiye kadar nasıl olur da okumam diye kendime kızdığım bir seri. Açıkçası gözüm de korkuyordu. Bu sebepten sürekli erteliyordum okumayı… Çok etkilendim, çok gerildim, çok heyecanlandım, çok merak ettim, çok ama çok sevdim! Özellikle 1. ve 4. ciltleri daha da heyecanlandırdı beni. Resmen Hürü Ana benim etrafımda yaşayan, benim çok yakından tanıdığım birisi oldu. Topal Ali, Hatçe, Seyran, Anacık Sultan, Murtaza Ağa, Iraz, Tazı Tahsin, Arif Saim Bey ve daha nicelerinin hikaye içindeki hikayelerini o kadar güzel betimlemiş ki Yaşar Kemal; sanki tüm bu karakterli tanıyoruz, onlarla beraber yaşıyoruz, onların duygularına ortak oluyoruz. İnce Memed’ le beraber İnce Memed oldum, onu yaşadım. Çukurova’ da onunla beraber başkaldırdım, umudumu yitirdim, tekrar umuda kapıldım… Zulme karşı dur demenin romanı… Her şeye rağmen insan kalabilmenin romanı… Umudun romanı… “Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir.” Peki ya İnce Memed ölünce? Bin tanesi doğar ölenin yerine, umut bayrağını taşımak için!
300 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sanat mı? Aile mi?
Hayatımda okuduğum en ilginç kitaptı diyebilirim! Özellikle Dünya Klasikleri, Türk Klasikler ve Çağdaş Klasikler’den sonra Bu kitabı Gülse Birsel’in okuduğunu görüp listeme eklemiştim. Ne iyi de etmişim Bay ve Bayan Fang hayatlarını sanata adamış, daha doğrusu hayatları sanat olmuş bir çift. Çocukları Buster ve Annie Fang olduktan sonra, işin içine çocuklarını da dahil edip sanatlarında zirve yaparlar. Ama bu sanat-aile karmaşası çocuklara göre bir tür şeytanlıktır. FANG AİLESİ, tüm bu karmaşalara rağmen, birbirlerini sevmekten vazgeçmeyen enteresan bir ailenin mükemmel hikayesi… Hikayenin sonunu her ne kadar tahmin de etseniz, yazar sizi yorumuyla bir şekilde şaşırtmayı başarıyor. Kitapseverlere tavsiye edeceğim kitap listemin başlarında yer almayı çoktan hak ediyor FANG AİLESİ ️ Keyifli okumalar dilerim
Fang Ailesi
Kevin Wilson
Reklam