Şemsülkamer

Şemsülkamer
@Semsul_kamer
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna...
Ne çok şeye sahipsen terk etmen o denli zor olurdu.
Nefstir evlatlarım, nefsimizdir. Bize sahibin biz olduğumuzu fısıldayan da terk etmemeye zorlayan da nefsimizdir. Bilirim ki bunlar zordur. Bilirim ki terk etmek insana acı verir. Nefse zor gelir olanları bırakmak, var diye inandıklarını yok saymak çok zor gelir, bilirim. Lakin size bir haber vereyim Peygamber Efendimiz'den... Der ki; nefsine zor gelen hakkında hayırlı olandır. Ölçü budur evlatlarım. Bırakın yansın canlarınız, bırakın nefsiniz kıvransın, bırakın ki malınızla olan imtihanı kazanın. Kendinize zor geleni, yapacakken içinizden bir sesin size 'yapma' dediğini yapın ve bilin ki hayırlı olan işte odur
Nefis
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu dünya denen şeyi bizim vaktimizde yaşayanlar sadece ismiyle, cismiyle bilirler. Biz gaflet vaktinde doğan çocuklarız. Gafiliz yani. Dünyayı bizim için sanırız, hatta bizim sanırız. Oysa dünya dediğin her gelene 'seninim' diyen bir gönül çalana benzer. Sonra terk eder, bırakır onları. Dünya demek eski vakitlerde yaşayan insanların lügatinde sadece dünya demek değildir. Dünya nefs demek, dünya hırs demek, arzu demek dünya, kibir demek, şehvet demek, kin, nefret demek... Yani dünyada yaşamak değil de dünyadan kurtulmak gerek onların zihninde. Oysa bizim için dünya sahip olunacak bir yer. Eski vaktin insanları yaşamayı mecburiyet bilmişler, bizse dünyayı zaruret zannediyoruz. "Hayat denen sadece burasıdır" demiyoruz belki ama öyle yaşıyoruz.
Nefis
Hak ilminde bu fani âlem bir ufacık damla ve bir küçücük sayfaymış ve insan bu ufacık sayfada ancak bir noktaymış. O nokta ki içinden binlerce derya binlerce âlem ve binlerce sır gizlidir, işte bu âlemde o deryanın içinde sadece bir damla imiş. Her kim ki bu sırrı anlayıp da insanlığın manasını bilirse insan odur yoksa insan cisminden görünen bu suretler ancak bir gölgedir. (Niyazi Mısri)
Tasavvuf
Aynaya bakmak, ne garip... Aynaya değil, kendimize bakıyoruz aslında ama hiçbirimiz, "Kendime baktım," demiyoruz. "Aynaya baktım," diyoruz. Sanki bize bizi gösteren her şey bizden daha önemliymiş gibi.
Felsefe
Tam bu sırada ummadığı bir zorlukla karşılaştı: Emellerinin önünü ağabeyleri kesti: "Biz dönüyoruz," dediler. Aşiretin yarıdan fazlasını alıp döndüler. Ertuğrul da geriye kalanları aldı ve Söğüt ile Domaniç taraflarına yerleştirdi. Tarih geri dönen ağabeylerinden ve yanındakilerden hiçbir şekilde bahsetmiyor. Muhtemelen Moğol çapulcularının saldırısına uğrayıp şehit oldular. Ama Doğu Roma'nın Anadolu'daki en güçlü ayağı Bursa istikametine giden, Ertuğrul ve arkadaşlarından tüm dünya tarihi bahsediyor. Tarih, onları, Osmanlı Devleti'nin kurucuları olarak saygıyla selamlıyor. Ertuğrul Gazi'nin ağabeylerinin ufkunda devlet yoktu. Tüm ufukları çiftçilik ve hayvancılıkla sınırlıydı. Hayalsiz ve ütopyasız yaşıyor, "bahane" olarak da, her başarısız insan gibi, "şartlar"ı gösteriyorlardı: "Şartlar uygun değil." Ertuğrul Gazi şartlara sığınmadı, olumsuzluklara tıkanmadı. Aşiretini alıp Doğu Roma istikametine yöneldi.
Hedefsiz İnsan Olmaz