Çünkü mavi gözlerinde sık sık karanlık ve uzak gölgelerin dolaştığı bu ‘Tanrı’nın sevgili kulu’ onlara geçmişinlerinin ne kadar zor, şimdiki özgürlüklerinin ne kadar büyük bedellerle kazanılmış olduğunu gösterir bir hatıraydı.
Hayat parçalardan ibarettir. Bir gün mutlaka o parçalar birleşir. Bu kitap bana bunu düşündürdü. Bazı bize anlamsız gelen anlarda büyük resmi görmek istediğimi öğrendim. Onun dışında cesareti, kaybedecek bir şeyi olmadığında insanın yapabileceklerinin sınırı olmadığını, çok acı çekmiş birinin başkalarının canını acıtmak için de ne kadar dibe inebileceğini gördüm. Kendini avutmak içindi bunların hepsi. Avutacağını düşündüğü. Oysa kendini iyi hissetmenin yolu o değildi. Parçaların bütün olduğunu görebilmekti. Bazen cesareti seçebilmekti. Gri-siyah gördüğün dünyaya kendini bırakmamaktı.