Uzun zamandır listemde olan ancak okumayı ertelediğim bir kitaptı. Çünkü hiç böyle bir kitapla karşılaşacağımı düşünmüyordum.
Ana karakterin ismini alan kitapta Doppler, iş hayatında, özel hayatında, eğitim hayatında son derece başarılı olan orta-üst sınıfa mensup bir kişi. Yaşadığı olaylar sebebiyle tasını tarağını toplayıp ormana yerleşmeye karar veriyor. Olaylar da bunun üzerine dönüyor.
Bu incecik kitap, gerek üslubuyla gerek kısacık okuma vaktinde sordurduğu birbirinden önemli sorularıyla oldukça etkiledi beni. Uzun zamandır sık sık gülerek okuduğum bir kitap olmamıştı. Kitabın ironik ve mizahi bir dili var. Ama bunun aksine dediğim gibi tokat gibi gelecek soruları da sorduruyor bir yandan size:
-Ben yapabilir miydim?
-Hayatın amacı nedir?
-Gerçekten bu kadar ciddiye almalı mıyız her şeyi, hayatı?
-Başarının hayatımızda ne önemi var?
-Neyle tatmin olacağız, maddiyat hayatımızın neresinde olmalı?
-Modern hayatımızdaki günlük uyaranlara karşı nasıl davranmalıyız?
-Doğrusunu bildiğimiz yanlışları değiştirmeye neden gücümüz yetmiyor?
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
“Yani soygun üzerindesin.”
“Evet. Bu bölgeyi seviyorum. Bir sürü değerli eşya ve az sayıda alarm var. Biraz yukarısı sağcıların mekanı, her yerde alarm var. Ama aşağılarda millet sosyalist sol partiye oy veriyor; hem para basıyorlar hem de insanın içindeki iyiliğe inanıyorlar. Benim için harika bir tablo.”