•Tasavvuf Edebiyatı:(Sufîlik)
İnsanın içindeki psikolojik ve ruhî duyguların zirve yaptığı ruh haliyle şiirin devreye girmesidir. Şiir, Tasavvuf’un en güçlü ifade araçlarından birini oluşturur. Aşk, kahramanlık, din gibi insan organizmasının farkında olmadığı hallerde insan, sıradışı sözler sarf etmeye başlar. Bu sıradışı sözler itibarıyla tasavvuf;şiir, müzik, zikir, sema gibi unsurlarla ifade edilir. Amaç aşkta, sevgiliye kavuşmak, Dinde Tanrıya kendilerini beğendirerek birşeyler elde etmektir. İslam coğrafyasında Sufîler; Tarikat ehli kişiler, büyük alimler, dervişler gibi Dünya malıyla işi olmayan, şehirden uzak hayatlarını ilim öğrenmeye adayan şahsiyetlerdir. İhtiyaçlarını karşılayamazlar genellikle sahabiler karşılardı.
Sufîlerde dans, ritim ve bu arada söylenen sözlerle edebi manevi bir yolculuğa çıkarlar.
Sûf;(Yün) ilk Sufîlerin keçe veyahut koyun yününden giydikleri gösterişsiz kıyafete denir.
Batı kültüründe Tasavvuf:
İlk hristiyan toplulukları(rahibeler) inançları gereği, bedenlerine eziyet ederek ruhlarını arındırırlardı. Açlık ve susuzlukla bedenlerini terbiye ederlerdi. Amaç;Nefsi kırmak, terbiye etmek, ruhu Tanrıya yakınlaştırmaktır. Yünlü elbiseler giyerek yahut dikenli yataklarda yatarlardı.