Şengül

Şengül
@SengulBalci
"Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın." Şems
Fen Bilimleri Öğretmeni
96 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim. Uzaklara gittim... Ah'lar Ağacı Didem Madak
Şiir
Reklam
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2023 359. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2023 08:36
__Şöyle demiş Edip Cansever Ahmet Erhan'a : “Evlat ne çok bahsetmişsin, daha gençsin oysa, kimden öğrendin ölümü...” Ahmet Erhan en sevdiğim şair... Ahmet Erhan'a göre Ölüm = insanın içindeki acı yüküyle yaşamaya çalışması. Ve en ağır şey ölmek değil; acıya rağmen dimdik görünmek zorunda olmak... Ölümle kavga etmez, onunla yan yana yürür. Onun şiirinde umut yoktur ama saygın bir acı vardır. İnsan acısına yenilmez; acısıyla birlikte yürür.__
Şiir
Burada Gömülüdür 1. CiltAhmet Erhan · Kırmızı Kedi Yayınları · 20223,053 okunma
bir buz parçası gecem gündüzüm dolanı dolanı bir noktayım artık taş bile taşa tozunu verirken senden bir haber gelmiyor. ellerim, o eski bozkır söylencesi: bir sırdı; çaldı kapıyı gitti diyor. ayağ göçürdün toprak kattın taş bağladın kanatlarım o yüzden uçamıyor. bin rüyayı bir tek rüyada gördüm yedi sabah içre dönsem de acı geçiyor acı geçiyor acı elbette geçiyor acı çekmiş olmak geçmiyor. Temmuzun On Sekizi Kemal Varol
Şiir
Özgürleşmek zor bir mücadeleydi, göze almadım...
Sanki şehirleri, ülkeleri, gezegeni dolduran bütün insanlar dünyanın öz çocuğuydu, bir tek ben değildim ve bana ait olmayan görüntüler kafamın içinde akıp gidiyordu... Annemin Uyurgezer Geceleri Ayfer Tunç
Alıntı
•Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu. •...yeryüzünde hep tedirgin ayaklarla yürümek zorunda kalmış, kendisini her türlü duygusal darbeden korumanın yolunu arkadaşsızlığı seçmekte bulmuştu. •İnsan yalnızlığa yazgılı bir varlıktı. Benim içime dokunansa insanın yalnızlığa yazgılı bir varlık olması değil, yazgısını bu kadar derin bir yerden bilmesiydi. İnsan, öleceğini bilen tek canl olduğu gibi, yalnızlığının bilincinde olan tek varlıktı ve ömrü tıpkı ölümü inkâr etmeye çalışmak gibi yalnızlığını inkâr etmeye çalışmakla geçiyordu. •...ama ben zaten her şeyi gereğinden çok sevmiştim, onu da gereğinden çok, işimi gereğinden çok, öğrencilerimi gereğinden çok... •İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kisiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama coğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıvordu. Ben çarpmıştım... •İnsan yaşadıklarını korktuğu için unutur ya da utandığı için. Hatırlayınca acı veriyor diye unutmaz, acı kendini unutturmaz çünkü. •Kendi çevreme kendi ellerimle ördüğüm çemberin içinden çıkmadım. Çıkmayı hiç istemedim değil, bazen istedim ama yeteri kadar istemedim. Özgürleşmek çok zor bir mücadeleydi, göze almadım, savaşmadan içeride kalmanın bedelini ödemek daha kolay geldi.
Alıntı